Bir kaç yüzyıllık yenilgiler ve geri çekilmelerin ardından yokluk ve sefalet içindeki bir yurdun evlatları adeta küllerinden yeniden doğarcasına inşa ettikleri Türkiye Cumhuriyeti tarihinin çok önemli atılımlarından biri de Köy Enstitüleri ile yapılmıştır şüphesiz. Harap ve bitap düşmüş, yokluklar içindeki bir milletin eğitim noksanlığı giderilmeden tekrar ayağa kalkması düşünülemezdi. İşte Hasanoğlan gibi örnek bir kampüste yetiştirilen köy çocukları tekrar köylere döndüklerinde on parmağında on marifetle donanmış olarak birer eğitici, öğretmen, sağlık memuru,, hemşire ve sanatkar olarak halka ışık saçtılar, örnek oldular, umut oldular. Makus talihini yenmekten ümidi kalmamış bir milletin çocukları okumayı, öğrenmeyi, gelişmeyi ve daha pek çok şeyi onlardan öğrendiler, onların sayesinde sevdiler.
Bunu nereden ve nasıl mı biliyorum? Hasanoğlan Köy Enstitüsü'nden mezun, yıllarca köylerde gece-gündüz, kar, yağmur, çamur, fırtına demeden, Allah rızası ile millet ve memleket sevdası dışında bir karşılık beklemeden canla, başla ve büyük bir coşku ve heyecanla hizmet eden, hatta kendini bu yola vakfeden bir babanın yedi çocuğundan birisi olarak çok iyi biliyorum. Kendindeki o yüce değerleri daha da ileri götürmemiz için ömrü boyunca yedi çocuğunu en iyi şekilde okutmak amacını da yerine getiren babam bizlere en kıymetli mirası olan okuma, gelişme ve ilerleme aşkını bırakarak ebedi aleme göçtü. Gururluyuz böyle bir babanın çocuğu olmakla, ama sadece gururlanmak yetmez. Aynı yolda hala bütün kardeşlerim ve ben, hepimiz çocuklarımızla ve torunlarımızla beraber aynı inanç, kararlılık ve azimle çalışıyoruz. Ve daha çok çalışacağız inşallah. Çok kıymetli babam gibi bu yolda hizmet etmiş ve bu dünyadan ebedi aleme göçmüş tüm insanlarımıza Allah'tan rahmet, halen bu yolda olanlara da azim, karalılık, Allah'ın yardımı ve inayeti ile hayırlı akıbetler diliyorum.24 Ağustos 2021
12 Ağustos 2021
Medya ve sosyal medyanın büyüleyici, etkileyici ve yok edici gücü üzerine düşünceler
Medya ve sosyal medyanın büyüleyici, etkileyici ve yok edici gücü üzerine düşünceler..
10 Ağustos 2021
Herşeyi Bilenler..
10 Haziran 2021
İyi ki internet var..
İyi ki internet var..
Gördünüz ya çocuklar,
güzel şey bu internet;
bize dünyayı gösterir,
komik komik filmler,
bir de hüzünlü hikayeler.
eski dostlarını bulursun,
gruplarda coşar yorulursun,
mesajlarda boğulursun,
saatlerce gezinir
kendini ilgilendirmeyen bir çok şeyde kaybolursun,
bir, iki faydalı yazı okumakla da avunursun.
bilmek istemediğini okumaz,
duymak istemediğini dinlemez,
görmek istemediğine bakmazsın.
amma velakin;
selam bile vermeyeceğin,
hatta selamını dahi almayacağın insanlarla
arkadaş olursun,
yanına yaklaşmayacağın işleri de sırf meraktan
takip edersin.
sanal dünyadır diye bazen sahte isimlerle gezersin
sanırsın ki izini kimse görmez;
tek akıllı sensin!
kim kiminle nerede ne halt etmiş
merak edersin,
sana ne? sanki düzeni kuran sensin;
değiştirmeye gücün varsa kendini düzeltirsin..
işine bu kadar vakit ayırsan;
her yıl terfi edersin.
merak ediyorsan deyivereyim;
ne kellik ilacı bulundu,
ne mafya çökertildi,
ne de varoş kızları yıldız oldu bu alemde.
aç tavuklar darı ambarında görür kendini yüzyıllardır,
hikaye aynı, değişmiyor asırlardır.
ilim istersen oku, araştır, sorgula, arşivle, yorumla;
kitap, defter, kalem ya da bilgisayar tuşunla.
kazanç istersen de çalış, boş durma;
zamanını boş işlerle doldurma.
akıllı telefonun var senden akıllı,
bilgisayarın; sanki danışman ak sakallı.
sen nesin peki?
bir düşün bu dediklerimi;
belki ben geri kafalı,
sen haklı?!
Peyami Bayram
10 Haziran 2021
İstanbul
03 Haziran 2021
Yüksek öğrenimin getirdiği pek yüksek kaygı
Niçin ha bire yeni üniversite ve yeni fakülteler açılıyor?
01 Haziran 2021
Ey iktidar sahipleri,
31 Mayıs 2021
Gündem Yazıları 1
Modern zamanlarda yaşam ve alışveriş/kredi sarmalı..
Günümüzde AVMler ve online alışverişte süper indirimler, kampanyalar, kaçırılmayacak fırsatlar diyerek insanlar ihtiyacı olmayan bir dolu şey alıyor.
Evlerimizde kullanım fazlası eşyalar ve bir süre sonra çöpe atılanlar maalesef o kadar çoğaldı ki; çağımızın tatminsizlik hastalığı hepimizi sarmış durumda.
Böylesi bir tüketim çılgınlığının sebebi belki de gelişen teknoloji, lojistik ve iletişim imkanlarıyla son tüketiciye yönelik üretimin de çılgınlık düzeyinde artmasıdır. Bu üretim/tüketim döngüsünde dünyanın kaynakları şimdiden yetersiz kalmaya başladı bile.
Dünyada son bir yıldır ciddi düzeyde hammadde krizi yaşanıyor. Üreticiler hammadde bulamamak durumunda, bulsalar bile her siparişte çok yüksek zam oranları ile karşılaşıyorlar. Bunun yanında uluslarası deniz taşımacılığının fiyatlarında yaşanan astronomik artışlar da ayrı bir sorun. Sürekli girdi maliyetlerinin artışı üreticilerin kendi arasındaki rekabetle de birleşince üretim sektöründe karlılık düşüyor, orta ve küçük ölçekli üreticiler ticari faaliyetlerini yürütmekte zorlanıyorlar. Bir de üstüne pandeminin getirdiği olumsuz şartları ekleyince durum daha da vahim bir hal alıyor. Haliyle zincirin son halkasındaki tüketiciler ise bunu fiyat artışları ile hissediyor.
Bu duruma gelmemizin sebepleri ise: birincisi israf; yani tutumluluk bilincinin kaybedilmesi, zaruret ve ihtiyaç olanın değil heves edilenin alınmasıdır. İkincisi de; bu heveskarlığın bankacılık ve kredi sistemi ile kışkırtılarak insanların ham hayallerini vadeli borçlanmayla satın alabilmesi için çok fazla imkan sunulmasıdır. Bu tüketim ve kredi sarmalının hedefindeki büyük çoğunluk yine orta ve alt gelir grubundaki sıradan insanlar. "Hedef kitle" olan bu insanlar dünyanın üretim çarkının da en temel emekçi kitlesi aynı zamanda.
Dünya ve tabii ki ülkemizin de nüfusunun çoğunluğu bu sıradan insanlardan oluşmaktadır.
Yukarıdaki iki konu, yani zaruret ya da ihtiyaç dışı alışveriş yapılması ve bunun için kredi/borçlanma insanları sonu gelmez bir tatminsizliğe ve aşılması güç borçlanma döngüsüne sokuyor.
Öyle ki; bir süreliğine gelirinin çok üstünde bir konfor elde etmek için bu sürenin çok çok üstünde bir sürede ödenmek üzere borçlanıyor insanlar. Bu da psikolojik, sosyolojik ve tabii ki ahlaki sorunlara sebep oluyor.
Biz sıradan insanların bu tuzağa düşürülmesi neticesinde orta ve uzun vadede büyük servet elde eden kodamanlara kızmak, kahretmek, öfkelenmekle bir yere varılamayacağı açık.
Fıkra bu ya; adam yolda giderken yerde muz kabuğunu gördüğünde "tüh yine düşeceğim" demesi gibi bu tuzağa düşmemek orta ve alt gelir grubunun şiarı olmalı ve zaruret ve ihtiyaç dışı hiç bir şey almamalı.
"Zaruret ve ihtiyaç nedir?" konusunu ayrıca tartışalım.
Bu arada bir de yaygın olarak kullanılma mazisi çok da eski olmayan şu "tüketici" ve "tüketim" kelimeleri var. Onların üzerinde de biraz kafa yoralım bilahare.
Peyami Bayram
31 Mayıs 2021
İstanbul
(1) https://www.sozcu.com.tr/2021/ekonomi/hammadde-sorunu-imalatta-krize-donusuyor-6456640/
(2) https://www.cumhuriyet.com.tr/haber/dunyada-yasanan-konteyner-krizi-nedeniyle-uretici-ve-ihracatcilarin-hammadde-fiyatlari-tirmaniyor-1821605
(3) https://www.dunya.com/sektorler/plastikte-hammadde-krizi-buyuyor-haberi-610412
(4) https://pagev.org/kartel-uretimi-kisti-hammadde-fiyatlari-uctu
(5) https://www.bloomberght.com/otomotivi-bekleyen-yeni-hammadde-krizi-2278471
(6) https://www.imib.org.tr/tr/medya/sektorden-haberler/konteynerde-fahis-navlun-krizi-buyuyor
(7) https://www.sozcu.com.tr/2021/ekonomi/navlun-maliyetleri-de-denizcilik-devlerinin-hisseleri-de-rekor-kirdi-6457591/
(8) https://www.gazeteduvar.com.tr/turkiyede-toplam-kredi-borcu-ne-kadar-haber-1519756
(9) https://www.cumhuriyet.com.tr/haber/a101de-dikkat-ceken-reklam-1841454
RAMAZAN 1447 CÜZ 30
OTUZUNCU CÜZ Hicri 1447 yılında Ramazan ayı 29 günde hitama erdiği için bu son günde iki cüz birden okuduk ve Kur’an-ı Kerim’in kalbi ve...
-
İstikamet ve istikamet açısı Bilindiği gibi bir çemberin 360 eşit yayının merkezdeki açısına 1 derece denir. Bir çemberin 6400 eşit ...
-
Hemen başta merakınızı gidereyim. Biz bu savaşın merkezindeyiz, hatta tam ortasındayız. Merkezi veya ortası derken neyi kastettiğimi aşağıda...
-
Son günlerde uyuşturucu ve her türlü ahlaksızlıkların ortaya döküldüğü iğrençlikler herkesin gözüne adeta zorla sokuluyor. Dünyada büyük güç...
