söz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
söz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Mart 2021

Konuşmak üzerine bir kaç not..

Konuşmak üzerine birkaç not..


İnsanlar konuşarak anlaşır denir ya hani.

Aynı zamanda insanlar; 

konuşarak ayrışır,

konuşarak dövüşür,

konuşarak sövüşür,

konuşarak aldatır, aldanır,

konuşarak sever, sevilir,

konuşarak eziyet eder, edilir,

konuşarak yaralar, yaralanır..

Demem o ki konuşmak insanın günlük hayatta belki en çok yaptığı eylem. Çünkü ağzı olan konuşuyor.

Bilenler daha az bilmeyenler ise çok konuşuyor. 

Hem de her konuda. 

Mesela hasta olursunuz doktordan çok etrafınızdakiler size reçete yazar,

ne yapmak gerektiğini, 

kendisinin ve bilmem kimlerin hastalık hikâyelerini uzun uzun anlatır.

Hukuki bir sorununuz olsa aynı kişiler hakim olur, avukat olur size yol gösterir, 

Ticaret için öyle. 

Siyaset için yine benzer şeyler ve bu böyle uzar gider..

Aynı kişiler bu konularla ilgili en ufak bir ihtiyaç halinde ortalarda gözükmemek için özel gayret gösteriyorlarsa onlardan uzak durun!

Söz konuşmaktan açılmışken; bir de çok konuşmak, uzun konuşmak konusunun da kısaca üzerinde durmak gerekir.

Acizane tecrübelerime göre; karşınızdaki insan aynı konu ile ilgili çok tekrarlar yapıyorsa, konuyu kısaca anlatmaktansa uzun uzadıya konuşuyorsa, konuşmanın esas konusunun sık sık dışına çıkıp uzattıkça uzatıp bir türlü toparlayamıyorsa, eski anıları çok ve uzun anlatıyorsa bu konuşma gereğinden çok ve uzun bir konuşmadır. 

Hele bir de karşınızdaki sizi dinlemiyor, konuşma diyalog değil monolog şeklinde ilerliyor ise bu konuşma karşılıklı bir iletişim değil bir deşarj veya karşıya bir empoze, bir şeyler yükleme maksadıyla yapılıyor demektir. Aman, bu durumlarda dikkat edin istemeden veya farkında olmadan ya bir tuzağa düşer veya bir yükün altına girersiniz!

Ayrıca şunu da ilave edeyim karşınızdaki sizi dinlemiyorsa, ya da siz kendinizi dinletemiyorsanız ona (veya onunla) yapabileceğiniz fazla bir şey yok demektir.

Bazen susarak konuşmak lazım.

Mutlaka bilmek gerekir ki; söz yerinde ağırdır.

Son olarak ifade edelim ki çok konuşanın sözlerinde yalan, gıybet ve malayani şeyler çok olur. Yalan aldatır, gıybet muhabbeti azaltır, kalbi karartır, malayanilik ise insanı hafifmeşrep yapar ve küçültür.

Oysa hakikati ifade etmek çok söz istemez. Hikmetli bir söz, bir bakış ve bir duruş bazen yeter de artar bile muhataba. 

Herkes bunu anlamaz mı dersiniz? 

İşlerine gelmese de bazıları derhal, bazıları geç de olsa mutlaka anlar..


Peyami Bayram

29 Mart 2021

Arnavutköy, İstanbul


26 Mayıs 2020

Kelime, Söz ve Kitap

Kelime, Söz ve Kitap

"İnsanlar konuşa konuşa, hayvanlar koklaşa koklaşa anlaşır" diye bir atasözümüz vardır. İletişim kurmanın en temel yolu konuşmada birbirimize kelimeler yoluyla duygu, düşünce ve durum bildiririz. Kelimeler anlam yüklüdür, cümleler ise bu kelimelerden oluşan bir anlam yumağıdır. İnsan inşa edeceği cümleyi bilgi dağarcığındaki kelimelerle ifade eder. Seslendirdiğimiz cümleler bizim eserimizdir ve artık sözümüz olmuştur.

Derler ya "kişi söylediğinin esiri, söylemediğinin hakimidir", aslında hakim olduğunu dile getiren kişi bilgedir, hikmetlidir. İçindeki gizli uyarıyla birlikte söz söylemenin vebalini belirtir bu veciz ifade aslında.

Günümüz insanı kelimelerin anlamından ve bağlamından kopmuş söz müsrifi bir halde konuşuyor, yazıyor. Herkesin, her an ve her yerde her konuda konuşması gerekiyormuş gibi mütemadiyen kelimeleri ardı ardına boca eden bir densizlik almış başını gidiyor. Bu durum iletişim değil tamamen bir kakofoni, yani ses itişmesi, tenafür. Bu insanlararası bir iletişim olamaz. Olsa olsa etkileşim, kavga, kargaşa olur ve buradan çıkacak olan sonuç da insanın hayrına bir şey olmaz.

İdeal iletişimde ya karşınızdakine bir şey verirsiniz, ya ondan bir şey alırsınız veya her ikisi birden gerçekleşir. Fakat günümüzde her türlü medya ile beraber hele sosyal medya denilen mecrada harcanan vakte oranla alınan fayda çoğu zaman yok denecek kadar az maalesef. Bunun nedeni yukarıda değindiğimiz gibi yetersiz bilgi, gereksiz ilgi ve pervasız bir cesaretle konuşulup, yazılanlardır.

Yuhanna İncili "önce söz vardı" diye başlar. Hayat sözle başladı ve sözle devam eder. Sözlerini en iyi söyleyen kitaplardır. Çünkü kitabın iki kapağı arasında bir bütünlük içinde söyleyeceği sözü anlatır yazar. Bunu okuyan da bu bütünlüğün ifade edilebildiği ölçüde o sözden istifade eder.

İnanmak ise işitilen sözün ifade ettiğinin bizim anlam dünyamızda karşılık bulması ile ilgilidir. Önkabul olarak çocukluğumuzdan beri belletilmiş olan şeyler bir inanç konusu olmaktan ziyade yerleşik geleneğe tabi olmaktır. Analitik ve mukayeseli bir dinleme insanı işittiği sözlerden kendi sorularını sormasına ulaştırır.

Önümüzde iki kitap durur biri kendi sözlerimiz ve eylemlerimizden oluşan, bizim eserimiz olan hayat kitabımız, ki bunu ölünceye kadar yazmaya devam ediyoruz. Diğeri ise inandığımızı iddia ettiğimiz kitap ya da kitaplar. Biri bizim hayatımızı bütün detaylarıyla anlatır, diğeri dikkate almamız için hayatı bize anlatır.

Neticede bu iki kitaptan sorumluyuz.

Ne diyordu ilahi kitap: "önce söz vardı"

Evet söz hep vardı ve var olacak; insan olana, insan kalana..

Peyami Bayram
26 Mayıs 2020
Arnavutköy, İstanbul




RAMAZAN 1447 CÜZ 30

OTUZUNCU CÜZ   Hicri 1447 yılında Ramazan ayı 29 günde hitama erdiği için bu son günde iki cüz birden okuduk ve Kur’an-ı Kerim’in kalbi ve...