kandil etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kandil etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

06 Temmuz 2015

Kadir Gecesi



Elimizde bulunan muazzez kitabımız Kur'an-ı Kerim'in peygamberimiz Hz. Muhammed(sa) vasıtasıyla insanlığa bir hidayet kaynağı olarak indirilmeye başlandığı geceye verilen isimdir Kadir Gecesi.

Ve tabii ki düşünüp ibret alan, sakınan insanlara bir hidayet rehberidir Kur'an.
Vesile arayanlara kurtuluş reçeteleri sunan ilahi bir kitaptır Kur'an.
Tılsımlı bir cisim de değildir.
Kimseyi de çarpmaz haşa!
Öğüt almak isteyen için eşsiz bir kaynaktır.
Anlamak isteyen için apaçık bir dille anlatır.
Akleden kalplere hitap eder.

Alemlerin Rabbi Allah'ın insanlığa son vahyinin kitap hali Kur'an-ı Kerim, o kitabın insan halinde bize gösterilen şekli Hz. Muhammed(sa)'dir.

Şimdi bütün bunlar Kur'an-ı Kerim'de aşikar iken ve onun insan hali muazzez peygamberimiz Hz. Muhammed(sa) bize en güzel örnek iken bazılarımız o yüce mesaj Kur'an-ı Kerim'i terk edilmiş/dışlanmış halde bıraktı.(Furkan Suresi 30) 

Yani kitabın cismini muhafaza etmede en büyük özeni gösterdik, hatta çok daha ileri gidip onu yükseklere koyduk. Abdestsiz bile dokunmadık. Süslü ciltler, yaldızlı baskılar, muhtelif kılıflarla süsledik.
Sabah akşam her vakit okuduk.
Cüzler okundu, hatimler yapıldı.
Farklı ses tonları ve makamlarda kıraat olundu.
Yüzyıllardır milyonlarca hafız yetişti.

Şimdi 
ahvalimizi yeniden muhakeme etme vakti değil midir?
Ne oldu bize?

Hira Dağı'ndan ilk vahyi alıp evine giden peygamberin 23 yıllık tebliğ, mücahede ve mücadele döneminin ardından yaklaşık 900 yıl insanlığa hak ve adalet örnekleri vermiş, ilmin her alanında zirve şahsiyetler yetiştirmiş bir medeniyet sunan biz müslümanlar bugün ne haldeyiz?

Kur'an-ı Kerim'i her an yeniden ve doğrudan doğruya kendimize gönderiliyormuş gibi algılayıp, anlayarak ve çağa anlatarak okumazsak onun misyonuna uygun hareket etmiş olmayız.

Her Ramazan ayını ve her Kadir Gecesini yeni bir fırsat bilelim ve Kur'an-ı Kerim'in inzal olunuşuna tekrar şahitler olalım. 

Bu gece bizim Kader(Kadir) Gecemiz olsun.
Nitekim insanın Kur’an ile buluştuğu/tanıştığı gece bin aydan hayırlı, yani bir ömre bedeldir. 

Mademki ölüm var; o halde ölümden sonra yeniden dirilişe inananlar için hayat bu mutlak akıbete hazırlık sürecinden başka bir şey olmaması gerektir. 

Kur’an’ı; anlamak, idrakimize sindirmek, hayatımıza rehber edinmek için okumalıyız. 

Tekrar tekrar okuyalım.
"Okuma bilmeyen" bir Nebi gibi okuyalım.

Biz onu ıssız gecenin koynundaki yetim ve öksüz Muhammed(sa) gibi okur/anlarsak bizim de yanımızda Hatice, Ali, Ebubekir, Ömer olacaktır; bizim de hicret edecek bir Medinemiz, kan dökmeden fethedeceğimiz anayurdumuz, Mekkemiz olacaktır. 

Öyle okuyalım ki Kadir Gecesi bizim kader gecemiz olsun.

Böylece;

Bu çağın Selahaddin'i, Alparslan'ı ve Fatih'i bu ateşte kavrulacak ve dünyanın dört bir yanındaki zulüm gören mazlumlar ve yardıma muhtaç garibanın yardımına koşacaktır inşallah.

Yeniden Harezmi'ler, Farabi'ler, Mimar Sinan'lar, Yunus Emre'ler, Ali Kuşçu'lar, İbn-i Sina'lar, Cezeri'ler yetiştirmek için yeniden can-ı gönülden sarılalım ilahi vahye.

İnsanlığın başka kurtuluşu yok!

Peyami Bayram
06/07/2015, İstanbul






RAMAZAN 1447 CÜZ 30

OTUZUNCU CÜZ   Hicri 1447 yılında Ramazan ayı 29 günde hitama erdiği için bu son günde iki cüz birden okuduk ve Kur’an-ı Kerim’in kalbi ve...