banka etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
banka etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Haziran 2022

Faiz neden haram baba?

Bugün sabah on yaşındaki en küçük oğlumla evde kahvaltı  yaptıktan sonra okula doğru giderken bir soru sordu:

- Faiz neden haram baba?

Gündemimizde faiz ya da buna benzer bir konu hiç yokken sabah sabah nereden aklına geldiğini sormadım. Sadece sorusunu cevaplamaya odaklandım.

- Bak oğlum, bu soruya iki aşamada cevap vereyim. Öncelikle bizim inancımız gereği haram olan şeylerin nedenlerini sorgulamadan uygulamamız gerektiğini bilmelisin.

- Baba, ben onu sormuyorum. Faiz neden haram?

- Yavrucuğum, müsaade edersen oraya da geleceğim. Ama öncelikle şu konuda anlaşmamız lazım. Bizim için faiz, kumar, içki, domuz eti, yalan söylemek gibi haram olan şeyleri inancımız gereği sebeplerini bilmesek de uygularız. Çünkü bazı şeylerin sebepleri veya hikmetini bilemeyebiliriz. Bugünkü bilim de bu konuda yetersiz kalabilir. Tamam mı? Burasında anlaştıysak şimdi faiz konusuna gelelim.

- Tamam baba..

- Çok güzel. O halde cevabın ikinci kısmına geçebiliriz şimdi. Biliyorsun ben hoca, alim falan değilim, ekonomist, finans uzmanı falan da değilim. Fakat senin sorunu benim anladığım kadarıyla cevaplamaya çalışacağım. Mesela bir çiftçi düşün bir tarlası var ve buğday ekecek.  Bir çuval tohumluk buğday ihtiyacı var fakat kıt kanaat geçindiği için tohum alacak parası yok. Tohum satan bir tüccar var tanıdığı. Ona gidip bir çuval buğdayı borç olarak istiyor ama parasının olmadığını, hasat zamanı ödeyeceğini söylüyor. Zaten düşünsene durumu iyi olan, imkanı olan gidip birinden borç para veya borç olarak herhangi bir şey ister mi?

- Yani.. 

- Tüccar da ona bir çuval buğdaya karşılık hasatta beş çuval buğday almak şartıyla verebileceğini söylüyor. Tabii bu tüccar çiftçinin karşı karşıya olduğu hiç bir riski kabul etmiyor, isterse çiftçinin tarlasını sel götürse de istediği beş çuval buğdayı alacak. Sence bu ne kadar insani? Ne kadar vicdanlı? Ne kadar ahlaklı bir davranış?

- Çok kötü baba..

- Yani böyle bir alışverişin buğdayla değil de başka cinsten mallarla veya parayla olanını da düşünebilirsin oğlum. Aynı şeydir hepsi. Borç veren hiç bir risk almadığı halde çok fazla bir kazanç elde eder. Bu arada borçlu borcunu ödeyemezse gidip onun elindeki mallarını, evdeki eşyalarını borcuna karşılık alarak onu daha da fakirleştirir. Bu gibi durumlarda hatalı ve haksız toplum düzeni ve adetlere göre farklı uygulamalar da olmuş tarihte. Mesela Peygamber efendimiz(sa) döneminde borcunu ödeyemeyenlerin mallarıyla beraber çocuklarını da alırlarmış.

- Ya şimdi?

Sizce ne cevap vermeliydim oğluma?

Peyami Bayram

08.06.2022


03 Ocak 2022

Umutlar vadeli, hayat peşin..

Umutlar vadeli, hayat peşin..


Allah'ın on pulunu bekleyedursun on kul,

Bir kişiye tam dokuz, dokuz kişiye bir pul!

Bu taksimi kurt yapmaz kuzulara şah olsa,

Yaşasın, kefenimin kefili karaborsa!

(N. F. Kısakürek)


Günümüzde her ihtiyacımızı(hayır düzeltelim her harcamamızı) vadeli yapmak iyiden iyiye yerleşti yaşantımıza. 

Niçin "ihtiyac"ı "harcama"yla değiştirdiğimizi de izah etmekte fayda var. Günümüzde biz insanlar ihtiyaçlarımızı değil, modern yaşamın ve popüler kültürün bir nesnesi olarak  çeşitli yollarla bize dayatılanları satın alır olduk. Bu yüzden çıktı bu yeni tarz harcama alışkanlığı. Bu yüzden hiç kimse artık "ayağını yorganına göre uzat"maz oldu. Bu sebeple artık hiç kimse "damlaya damlaya göl olur"a inanmıyor veya o kadar sabredip beklemiyor. Hepimiz herşeye hemen sahip olmak istiyoruz. 

Bu şartlı refleks haline getirilmiş bir durum bence.

İlk önce insanların bilinçaltına her türlü görsel, işitsel ve yazılı yollarla ve numune uygulamaları ile bu yönde ön bildirimler yükleniyor. İkinci aşamada bu ön yüklemeler farklı türden senaryolarla halk içinde gösterime giriyor, canlı örnekler iştah kabartıcı şekilde göz önüne konuyor. Üçüncü aşamada halkayı tamamlayan şebekenin esas başı devreye giriyor: banka!

Zihnen hazır hale getirilmiş olan kurban için noksan olarak geriye aslında bu sürecin en önemli parçası olan para kalıyor. Onun da biricik kaynağı günümüzde bankalar çıkıyor karşımıza. Zira artık eş, dost, akraba ve komşular arası borç alış verişi kalmadı. Laf aramızda artık satın alınacak şeyler için konu komşudan borç istemeye yüzümüz tutmuyor. Öyle ya hangi yüzle kardeşinizden, arkadaş ya da komşunuzdan çocuğunuza yeni bir tablet bilgisayar, eşinize şöyle bilmem ne marka bir çanta veya yaz tatilini beş yıldızlı bir otelde geçirmek için borç isteyebilirsiniz? İşte bunun gibi şeyler için isteyemeyen zavallı insan düğün, nişan, hastalık ve benzeri sıkıntılı veya masraflı dönemlerinde de konu komşusunun kapısını çalamaz oldu. Kültürümüz, geleneğimiz değişti farkında olmadan. Modern yaşam tarzı bizi insanlığımızdan, değerlerimizden, töremizden uzaklaştırırken yeni tarz ilişkiler ortaya çıkardı. Bu durumda modern kapitalist düzenin baş oyuncusu bankalar devreye giriyor. Sözde İslami veya değil her türlü banka bunlar. 

Yukarıda bir halkaya benzettiğimiz bu düzenin çıkar gruplarının menfaatleri yönünde sürmesi için kamu otoritesi olan devletin de gerekli tedbirleri almasıyla kumpanya tamamlanmış oluyor. Böylece işçi/emekçi zümresinin emeğinin karşılığında aldığı ücretin büyük kısmının tekrar bu sömürü çarkına iadesi sağlanmış olur. Bununla kalmaz uzun vadeli, hatta neredeyse ömür boyu borçlanan işçi/emekçinin ayağına takılan modern prangalar(kredi/borç) vasıtasıyla özgürlüğü de elinden alınarak yeni dünyanın köle düzeninin temelleri sağlamlaştırılır. Öğretilmiş/belletilmiş çaresiz birey için bu durum karşısında fazla bir seçenek yoktur. Ya bu köle düzeninin bir parçası olacak veya eylemsizlik halini tercih ederek münzevi bir hayat yaşayacak. Köle düzenine karşı mücadele seçeneği elbette bulunmakta fakat bu tür mücadeleyi yaptığını iddia edenlerin de aslında bir yandan o köle düzeninin bir nesnesi olarak sistemin içinde bulunuyor olmaları başlı başına bir paradoks teşkil ediyor akıl sahibi kimseler için. 

Bunca lafın arkasından somut bir sonuç çıkarmak isteyenlere bir kaç notla konuyu kapatalım. 

"İslami" olanları da dahil bütün bankalardan kesinlikle kredi, kredi kartı, vadeli hesap, katılım hesabı, leasing ve benzeri her türlü şekilde uzak durmalı. 

Bireysel özgürlüğüne sahip olmak isteyen, neyi, ne kadar ve ne zaman satın alacağına kendisi karar vermek isteyen, yaşadığı toplumda aile, akraba, arkadaş ve komşu kavramlarının canlı kalmasını arzu eden, "tek dişi kalmış canavar" olan aslında vahşi olan bu modern dünyanın yeni kapitalist sömürü çarkına yem olmak istemeyen tüm işçi, emekçi, memur, tüccar, esnaf, emekli, çiftçi ve işveren izzetli ve erdemli kimselere selam olsun. 


Peyami Bayram

03/01/2015

İstanbul, Arnavutköy

RAMAZAN 1447 CÜZ 30

OTUZUNCU CÜZ   Hicri 1447 yılında Ramazan ayı 29 günde hitama erdiği için bu son günde iki cüz birden okuduk ve Kur’an-ı Kerim’in kalbi ve...