toplum etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
toplum etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Nisan 2025

Günahların Şahsiliği ve Sonuçlarının Genelliği

Günah dini bir kavram olmasının yanında çoğu zaman ahlaki bir durumu da ifade eder.

Günahlar genellikle ferdidir. Yani organize bir suç olmaktan öte bireysel bir davranıştır.

Bazı günahlar müştereken işlense de sonuçları itibariyle her günahkar günahının cezasını tek başına çeker. 

Günahlarda her zaman bir veya bir kaç fail vardır ama sadece bazı günahların doğrudan bir mef'ulü, yani bu eylemden etkileneni veya mağduru vardır. Lakin neredeyse bütün günahlar toplumu, insanlığı, çevreyi ve hatta tarihi de etkiler. 

Örnek mi istersiniz? Mesela alkol ve uyuşturucu en kişisel bilinen günahlardır. Ancak bunların trafik kazalarından, şiddet olaylarına, cinayetlerden çevre kirliliğine ve dağılan ailelere kadar etki alanı saymakla bitmez. 

Hırsızlığın, yolsuzluğun, fuhşun, rüşvet ve yolsuzluğun bireysel bir suç olduğunu zaten hiç kimse düşünmez ve iddia etmez. İnsan öldürmek ve daha büyüklerini saymaya bile gerek yok sanırım.

İşte böyledir; irili ufaklı tüm günahlar kişinin kendisiyle başlayıp önce yakın çevresine ve cürmün büyüklüğüne göre yaşadığı topluma, hatta tüm insanlığa zarar verebilir.

Şimdi düşünelim; insanın ailesinde ve yakın çevresinde gördüğü bir hataya/günaha karşı ne yapması gerekir?

Evet, tabii ki herkes önce kendi hatasına/günahına bakmalıdır elbette. 

Lakin şunu sormadan edemiyorum; olgun ve mümeyyiz vasıflara sahip bir kimsenin bir başkasına Tanrılık taslaması gerekmediği gibi yaşadığı toplumda kötülüğün ortadan kalkması, iyiliğin hakim olması için çaba göstermesi de gerekmez mi?

İrili ufaklı her türlü günahın/hatanın kol gezdiği bir toplumda akl-ı selim sahibi insanların  sessizliğe bürünmesi toplumu ifsad eden, güven ortamını zedeleyen, insanlığı bir tarafa bırakmış o arsızların, yolsuzların, hırsızların, canilerin ve de tüm günahkarların cesaretini artırıyor maalesef.

Görüldüğü gibi hiçbir günah/hata sadece faili ilgilendirmiyor, aslında bütün insanlığı ilgilendiriyor.

Öyleyse; insan öncelikle kendi kusur/günah/hata galerisini kapatmalı, sonra da yakın çevresinden başlayarak insanlığa zarar veren davranışlara karşı uyarıcı/önleyici/engelleyici bir mücadele içinde olmalı ki insan-ı kamil olabilsin.

Peyami Bayram

16 Nisan 2025

İstanbul







24 Eylül 2023

Bir müjde..

 Bir müjde..


otobüsler dolusu işçi

caddeler dolusu insan

her yerde ve daima ekranlara bakan

aslında insan her zaman yalnız

yollar gürültülü ama ıssız

yok göklerin mavisini gören,

çiçeklerin kokusunu

ve kuşların sesini duyan yok!

yağmur ıslatmıyor metrodakileri

güneş yakmıyor tenini 

alışveriş merkezinlerini tavaf edenlerin..


herkesin inancı farklı 

ama hepsi aynı kitaba inanıyor

aynı kalıba giriyor 

ve aynı tarafa bakıyor

ekserisi kitabı da tanımıyor oysa

çoğunluk birbirinin benzeridir şehir buysa..


aykırı olan ya meczup ya serseridir

bu manzara da insanın kendi eseridir.

gülüyor, daima eğleniyor 

hep beraber çoluk çocuk 

fikri olan varsa 

ya çok uçuk

ya da temelsizdir

zaten onlara karın tokluğu kafidir

hele varsa kablosuz bağlantı sanal aleme

ne kağıda lüzum var ne de kaleme,

hepsi uçuşa geçer girince mahut inine,

değme o vakit horantanın keyfine..


ne siyaset, ne de sistem

ne şu, ne de bu

kim verirse eline somunu

düşünmez artık sonunu,

karmaşıktır zaten onlar anlamazlar;

dünyada çevrilen oyunu..


bir gün ta uzaktan bir yolcu gelir,

şehrin halkına haberler verir

hakikate uyandıran 

hakikaten uyaran

elinde güller

dilinde müjdeler

bakmazlar güllere

merhametli ellere

dinleyenin kimi arkasını döner

kiminde suçlayıcı hakaretler

o yine bıkmadan usanmadan dil döker

şehirdekilerin uykusu çok ağırdır

uyuşmuş zihinlerin kulakları sağırdır

hakikati duymak cesaret ister

uyanmak başka hüner 

müjdeci kurtulun demişti esaretten, 

kırın şehrin zincirlerini,

ölüm bekliyor hepimizi;

bu çıplak gerçek yakmıyor mu içinizi?


gelin kardeş olalım;

paylaşalım her şeyimizi,

hem kederimizi 

hem de sevincimizi,

düşünmez misiniz;

hiçbir şey ve hiç kimse kalmayacak 

bu dünyada son saatten sonra 

ilk yaratılış gibi yeniden diriliriz

ve kaçınılmaz hesaba çekiliriz

her anımızla Hâkim’in önüne seriliz 

özgürleşen ruhlar uçar 

cennet bahçelerine

kim de servete ve makama tutkulu 

ve nefsine tutuklu

ebedi ateşte dalar 

pişmanlıklar içine..


şunu bilin;

ben sadece bir elçiyim

bunun karşılığında 

hiç bir ücret de istemem sizden

bunu haber vermek ise tek vazifem. 


işte budur hikaye değişmez;

ölçü ve mizan belli

irade kalemiyle biz yazarız defteri

atamız Adem’den beri,

seçmek için gelmişiz dünyaya

hangi kapıdan gireceğiz 

ebedî cennet

veya cehennemden içeri..


Peyami Bayram

24 Eylül 2023

Arnavutköy, İstanbul 




RAMAZAN 1447 CÜZ 30

OTUZUNCU CÜZ   Hicri 1447 yılında Ramazan ayı 29 günde hitama erdiği için bu son günde iki cüz birden okuduk ve Kur’an-ı Kerim’in kalbi ve...