babam etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
babam etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Ağustos 2021

Babam ve Köy Enstitüleri


Bir kaç yüzyıllık yenilgiler ve geri çekilmelerin ardından yokluk ve sefalet içindeki bir yurdun evlatları adeta küllerinden yeniden doğarcasına inşa ettikleri Türkiye Cumhuriyeti tarihinin çok önemli atılımlarından biri de Köy Enstitüleri ile yapılmıştır şüphesiz. Harap ve bitap düşmüş, yokluklar içindeki bir milletin eğitim noksanlığı giderilmeden tekrar ayağa kalkması düşünülemezdi. İşte Hasanoğlan gibi örnek bir kampüste yetiştirilen köy çocukları tekrar köylere döndüklerinde on parmağında on marifetle donanmış olarak birer eğitici, öğretmen, sağlık memuru,, hemşire ve sanatkar olarak halka ışık saçtılar, örnek oldular, umut oldular. Makus talihini yenmekten ümidi kalmamış bir milletin çocukları okumayı, öğrenmeyi, gelişmeyi ve daha pek çok şeyi onlardan öğrendiler, onların sayesinde sevdiler.

Bunu nereden ve nasıl mı biliyorum? Hasanoğlan Köy Enstitüsü'nden mezun, yıllarca köylerde gece-gündüz, kar, yağmur, çamur, fırtına demeden, Allah rızası ile millet ve memleket sevdası dışında bir karşılık beklemeden canla, başla ve büyük bir coşku ve heyecanla hizmet eden, hatta kendini bu yola vakfeden bir babanın yedi çocuğundan birisi olarak çok iyi biliyorum. Kendindeki o yüce değerleri daha da ileri götürmemiz için ömrü boyunca yedi çocuğunu en iyi şekilde okutmak amacını da yerine getiren babam bizlere en kıymetli mirası olan okuma, gelişme ve ilerleme aşkını bırakarak ebedi aleme göçtü. Gururluyuz böyle bir babanın çocuğu olmakla, ama sadece gururlanmak yetmez. Aynı yolda hala bütün kardeşlerim ve ben, hepimiz çocuklarımızla ve torunlarımızla beraber aynı inanç, kararlılık ve azimle çalışıyoruz. Ve daha çok çalışacağız inşallah. Çok kıymetli babam gibi bu yolda hizmet etmiş ve bu dünyadan ebedi aleme göçmüş tüm insanlarımıza Allah'tan rahmet, halen bu yolda olanlara da azim, karalılık, Allah'ın yardımı ve inayeti ile hayırlı akıbetler diliyorum.

Peyami BAYRAM
24 Ağustos 2021
İstanbul

03 Mart 2021

Babam



Babam

Hep çalışkandı, çalışmaktan bıkmazdı. İbadet aşkıyla ve şevkle çalışırdı. Hiç bir zaman işten, çalışmaktan yoruldum demez, şikayet etmezdi.

İşini hesabi değil hasbi yapardı.

Telaşlı bir yapısı vardı. Bir şeyleri geciktirmeden yetiştirebilmenin telaşıydı sanki bu. Öyle ya, yedi çocuk sahibi olmak, onların hepsine yüksek tahsil yaptırmak ve hepsine borçsuz, mutlu bir yuva kurmak onun hayattaki en büyük ve en önemli hayaliydi. 

Bu hayalini zamanla hayal olmaktan çıkarmış uğrunda ömrünü vakfettiği bir vazifeye dönüştürmüştü. 

Cumhuriyet döneminin en ciddi eğitim projelerinden biri olan Köy Enstitüsü'nde yetişmişti. Şimdiki Sağlık Meslek Lisesi seviyesinde bir eğitim almıştı ancak Köy Enstitülerinin eğitim sistemi onları yaşadıkları, hizmet ettikleri yörede birer kahraman yapmıştı. Gerek on yıldan fazla Kayseri'nin muhtelif köylerinde köy sağlık memurluğu yaptığı yıllarda gerekse Ankara'da çalıştığı yıllarda pratisyen bir hekim gibi çalışmıştı. Bu özelliğiyle yokluk ve çaresizlik içindeki memleketimizin insanlarına yıllarca özveriyle hizmet etmişti. Özveriyi cesaretle birleştirebilmiş ve bu sayede yüzlerce insanın derdine derman olmuştu. 

O, aynı zamanda bütün sülalenin de "doktur emmisi"ydi. Ankara'daki yıllarımızda dokuz nüfuslu, sobalı evimiz tüm akraba ve tanıdıklarımızın güleryüzle ve cömertlikle karşılandığı için ilk uğranılan ve konaklama için her zaman tercih edilen sımsıcak bir yuvaydı. Elbette bu yuvanın hanımefendisi, herkesin sevgisini ve saygısını layıkıyla hak etmiş olan sevgili babamın sadık yari, vefalı ve fedakar hayat arkadaşı canım annemdi.

Babam okumayı çok sever, okuyanı çok sever, dolayısıyla kitapları da çok severdi. Babamızın bu okuma ve kitap sevgisi bütün hepimize yansımıştır. Meydan Larousse ansiklopedisi ilk çıktığında, sanırım 1970li yılların başında fasikül fasikül alarak daha sonra ciltler haline getirmişti. Bunun gibi daha pek çok kitap ve ansiklopedinin bizim eğitim hayatımızda çok olumlu etkileri olmuştur. İnternetin olmadığı o yıllarda biz kitaplar, atlas ve özellikle de ansiklopediler arasında sörf yapardık. Çok büyük de bir keyif alırdık bundan. Şimdi anlıyorum ki bu öğrenmenin hazzıydı.

Tarihi çok seven, vatan ve millet aşkını dilinden hiç düşürmeyen bir insandı. Dinine son derece sade ve yürekten bağlıydı. İbadetlerini yerine getiren, özü-sözü doğru, kul hakkını gözeten, cömert, vefalı, fedakar bir insandı babam.

Karşısındakine duygularını her haliyle belli eden, coşkulu bir insandı. Bizlere sevgisini büyük bir içtenlikle ifade ederdi. Fedakarlığı ve sevgiyi sözlerine de yansır, "gadalarını alır, kurban olurum" diyerek severdi bizleri. Biz de bu sözlerinden hiç şüphe etmezdik, bu sıcak ilişki ona karşı hala içimizde canlı duran sevgimizi beslerdi.

Şükürler olsun ki hepimizi istediği gibi okuttu, yetiştirdi ve evlendirdi. Çok güzel günlerimizi gördü.

Ömrünün son bir kaç yılında çektiği sağlık sorunları hepimizi derinden üzdü. Her zaman sağlıklı ve zinde yaşamış olan babamın bu durumu özellikle annemi çok yıprattı. İnşallah o çektikleri ile dünyadaki günahlarından ahirete en küçük bir bakiye kalmamıştır.

Böyle bir babanın oğlu olmakla çok bahtiyarım, Allah babamdan ebediyen razı olsun, mekanı cennet olsun.

Çok kıymetli babamın bu yılki vefat yıldönümünde ben de artık bir dedeyim. Babamı ben de baba olduktan ve özellikle de çocuklarım büyüdükten sonra çok daha iyi anlamış ve saygım ve sevgim her geçen gün artmıştı. Şimdi ise bir dede olarak onu en derin saygı, sevgi, hürmet ve dualarımla tekrar tekrar anıyorum.

Canım annemle birlikte canım babama cennette kavuşmak en büyük dileğimdir.

Peyami Bayram

3 Mart 2021

İstanbul

RAMAZAN 1447 CÜZ 30

OTUZUNCU CÜZ   Hicri 1447 yılında Ramazan ayı 29 günde hitama erdiği için bu son günde iki cüz birden okuduk ve Kur’an-ı Kerim’in kalbi ve...