ŞİİR etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ŞİİR etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Mart 2024

Gül filizleri




Nice güzellikler vermiş  yüce Yaratan,

Şükürsüz sızlanır önemsiz bir yaradan,

Mevlaya dönenin gönlü huzuru bulur;

Dünyanın tüm dertleri çekilir aradan..


Arının bal yaptığı çiçekteki özden,

Bakışı içini ferahlatan gözden,

Nereye baksa Rabbinin izini bulur;

Arayanadır hidayet ilahi sözden..


Duymaz olur artık kulağın kem sözleri,

Hem silinir gözünden haramın izleri,

Hakka yürüyen kalp sonsuz bir şifa bulur;

Sabrın sinesinde biter gül filizleri..


Peyami Bayram

22 Mart 2024

Arnavutköy, İstanbul 

24 Eylül 2023

Bir müjde..

 Bir müjde..


otobüsler dolusu işçi

caddeler dolusu insan

her yerde ve daima ekranlara bakan

aslında insan her zaman yalnız

yollar gürültülü ama ıssız

yok göklerin mavisini gören,

çiçeklerin kokusunu

ve kuşların sesini duyan yok!

yağmur ıslatmıyor metrodakileri

güneş yakmıyor tenini 

alışveriş merkezinlerini tavaf edenlerin..


herkesin inancı farklı 

ama hepsi aynı kitaba inanıyor

aynı kalıba giriyor 

ve aynı tarafa bakıyor

ekserisi kitabı da tanımıyor oysa

çoğunluk birbirinin benzeridir şehir buysa..


aykırı olan ya meczup ya serseridir

bu manzara da insanın kendi eseridir.

gülüyor, daima eğleniyor 

hep beraber çoluk çocuk 

fikri olan varsa 

ya çok uçuk

ya da temelsizdir

zaten onlara karın tokluğu kafidir

hele varsa kablosuz bağlantı sanal aleme

ne kağıda lüzum var ne de kaleme,

hepsi uçuşa geçer girince mahut inine,

değme o vakit horantanın keyfine..


ne siyaset, ne de sistem

ne şu, ne de bu

kim verirse eline somunu

düşünmez artık sonunu,

karmaşıktır zaten onlar anlamazlar;

dünyada çevrilen oyunu..


bir gün ta uzaktan bir yolcu gelir,

şehrin halkına haberler verir

hakikate uyandıran 

hakikaten uyaran

elinde güller

dilinde müjdeler

bakmazlar güllere

merhametli ellere

dinleyenin kimi arkasını döner

kiminde suçlayıcı hakaretler

o yine bıkmadan usanmadan dil döker

şehirdekilerin uykusu çok ağırdır

uyuşmuş zihinlerin kulakları sağırdır

hakikati duymak cesaret ister

uyanmak başka hüner 

müjdeci kurtulun demişti esaretten, 

kırın şehrin zincirlerini,

ölüm bekliyor hepimizi;

bu çıplak gerçek yakmıyor mu içinizi?


gelin kardeş olalım;

paylaşalım her şeyimizi,

hem kederimizi 

hem de sevincimizi,

düşünmez misiniz;

hiçbir şey ve hiç kimse kalmayacak 

bu dünyada son saatten sonra 

ilk yaratılış gibi yeniden diriliriz

ve kaçınılmaz hesaba çekiliriz

her anımızla Hâkim’in önüne seriliz 

özgürleşen ruhlar uçar 

cennet bahçelerine

kim de servete ve makama tutkulu 

ve nefsine tutuklu

ebedi ateşte dalar 

pişmanlıklar içine..


şunu bilin;

ben sadece bir elçiyim

bunun karşılığında 

hiç bir ücret de istemem sizden

bunu haber vermek ise tek vazifem. 


işte budur hikaye değişmez;

ölçü ve mizan belli

irade kalemiyle biz yazarız defteri

atamız Adem’den beri,

seçmek için gelmişiz dünyaya

hangi kapıdan gireceğiz 

ebedî cennet

veya cehennemden içeri..


Peyami Bayram

24 Eylül 2023

Arnavutköy, İstanbul 




18 Eylül 2023

Sonbahar

Sonbahar 


Yaza vedadır sonbahar.

Bereketli olsa da hasat,

ve keyifli bağ bozumu 

hüzünlüdür  hep yaprak dökümü.


Ömürden bir bir eksilirken mevsimler 

git gide kısalır günler.


Biliriz ki kış habercisidir;

çıplak ağaçlar,

bir de göçmen kuşlar.


Biz elbet inanıyoruz 

ölümden sonra da bir hayat var,

asla son değildir sonbahar!

müsterih olun;

güzün de kışın da

sonu bahar…


Peyami Bayram

18 Eylül 2023

Arnavutköy, İstanbul 

14 Eylül 2023

kimin ne kadar zamanı var?


Yanaştı dost bildiğine,

zamanın var mı dedi;

garibim derdini anlatacaktı zahir. 

Kimin zamanı var ki bu devirde,

zamanı çalan makinalar 

en büyük zehir..


Sığamaz asrın insanı hiç bir yere,

Apollo aya gitti, küçüldü yerküre.

yakındakini görmez oldu gözler

ararken uzaklarda bir yar,

şükürden başka her şey var,

ama yine de her yer dar,

beklerken herkesi;

daracık bir mezar..


Bizden önce de

zamanı öldüremedi hiç kimse,

var mı ki alan bu kıssadan bir hisse;

boşa geçen zamanla her an ölüyoruz;

çok meşgulüz, dijital alemde boğuluyoruz,

sözde hiçbir yere yetişemiyoruz 

sanal dünyalarda kayboluyoruz;

ve giderek birbirimizden kopuyoruz..


Vahimdir halimiz;

saatleri çoktur modern insanın

varsa konfor alanı..

karşısında görünce muhtaç olanı

olmaz birkaç dakika bile zamanı.

evet, çok meşguldür asrın insanı..


pek kıymetlidir 

hiç yüz yüze gelmediği sanal dostu;

eyvah,kurt giymiş yine kuzu postu..

her şeyden azade olur ekrandaki yemle

bomboş dururken karşısındaki iskemle,

çağdaş tutsağın en büyük sevinci

bir kahve yudumlamak çevrimiçi..


Kaybolup giden anı

resim karelerinde tutmak ister

körelmiş, maskeli vicdanı

işitmez en küçük ahı..

içindeki sahte duygudan cılız bir iz;

işte buradayız ve varız biz

sadece görsünler ve duysunlar diye

umarsız paylaşır biteviye..


Herkes bilsin de ne yapsın

senin tabağının o süslü resmini;

sen de ölümlüsün be ademoğlu,

binlerce takipçin bilse de ismini


Düşünmez misin;

neler olacak o son günde

cesedin bitince işi,

cami cemaatindendir 

namazında saf tutacak üç dört kişi,

sonra tabutunu kim taşıyacak?

ve üzerine atılan toprağı

hangi takipçin likelayacak?


Peyami Bayram

13 Eylül 2023

Arnavutköy, İstanbul 




RAMAZAN 1447 CÜZ 30

OTUZUNCU CÜZ   Hicri 1447 yılında Ramazan ayı 29 günde hitama erdiği için bu son günde iki cüz birden okuduk ve Kur’an-ı Kerim’in kalbi ve...