nefis etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
nefis etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Mart 2023

Ramazan

Ramazan


Hiç bitmeyecek gibi ama sınırlı bir zaman,

Her şey bolca var ama helaller bile haram.

Sadece bu kadar mı sandın;

Öyleyse çok yanıldın..


Ramazan aslında hayatın özetidir;

Her yıl insana tekrar nefsini öğretir.

Allah’a yakın olmak istersen nefsini tanımalısın,

Sen sayılı orucu değil nefsini tutmalısın.

Bizim gibi midesi olan hayvanlar bile;

Açlığa dayanır sınırlı bir süre;

Sabahtan akşama açlık orucu kime göre?

Açlık ve susuzluk nefsin en alt terbiyesidir;

Sen insan olmak için daha derine gir.


Uykudan başla önce,

Öfkeni tut sinirlenince,

Şakadan olsa da yalan deme,

Haramı hiç düşünme,

Helali gözünle bile yeme,

Çok zor olsa da veremediklerini ver,

İçindeki kötülükleri muhakeme pazarına ser.


Kalbindeki kini, nefreti ve hasedi çıkar,

Göreceksin; 

yerine ne çok iyilik, sevgi ve merhamet sığar. 

Açlığa ve yoksunluğa gülümse,

Sebat ve kanaatten ölmez hiç kimse.

Nefsine hakim olmanın hazzını hisset,

Allah’ı her anında hatırla, çokça zikret,

O'na içtenlikle şükret..


Gözü tok olanın gönlünün de tok olduğunu 

öğretir bize Ramazan. 

Açlık ve susuzluk değildir hatırda kalan. 

Paylaştıklarımızdır, 

azdan az, çoktan çok verdiklerimiz,

ikram ettiklerimiz, 

güler yüzle hoş sohbetlerimiz,

Ve bayrama erişmek için;

sabrın ve tevekkülün verdiği güvendir bize kalan;

aslında hayat kısacık bir Ramazan..


Peyami Bayram

22 Mart 2023, 30 Şaban 1444

Arnavutköy, İstanbul 





15 Mart 2023

DIŞ GÜÇLER VE İÇ GÜÇLER

Önce bize hikmet dolu dersler bırakan Nasreddin Hoca'dan bir fıkrayla başlayalım.

Bir gün Nasreddin Hoca'nın eşeği çalınmış. Can sıkıntısı içinde durumu komşularına anlatınca her kafadan bir ses çıkmaya başlamış. Birisi:
- Hocam demiş niye ahırın kapısına iyi bir kilit takmadın sanki?
Bir başkası:
- Evine hırsız giriyor da senin nasıl haberin olmuyor? diye konuşmuş.
Bir diğeri de :
- Hocam demiş, kusura bakma ama eşeğin çalınmasına en büyük sebep yine sensin. Çünkü doğru dürüst bir ahırın bile yok. Nerden baksan dökülüyor. Hoca kızmış:
- Yahu demiş, iyi, güzel de kabahatin hepsi benim mi? Hırsızın hiç mi suçu yok?

İstenmeyen bir durumla karşılaşınca hem kendimizin hem de etrafımızdakilerin farklı yorumları olur. Herkesin bakış açısına göre değişen yorumlardır bunlar. 
"Başıma gelen olayların esas oyuncusu kimdir?" sorusuna ne cevap verilebilir? 
Bu sorunun makul, mantıklı ve tutarlı cevabı "ben" olmalıdır.
Hemen itiraz edecekler vardır bu önermeye elbette. Hem de bir çok örnekle birlikte. Onlara da bir diyeceğim olamaz. Öyle ya, dünyanın bin türlü hali var.

Özgür irade dediğimiz şey insanın eylem serbestiyetidir. Karşılaşacaklarının hiç bir zaman ve hiç bir yerde bir garantisi olmamasına rağmen insan ileri doğru adım atmaya devam eder. Hür ve reşit bir insan olarak attığı her adımın da sorumlusu kendisinden başkası değildir.
Dolayısıyla başına gelenlerin esas oyuncusu ve de birinci dereceden müsebbibi çoğunlukla kendisidir.
Bunları ifade edince hemen herkesin aklına mağdur olduğu senaryolar gelir ve "ama nasıl olur, ben yolda yürürken karşıma kötü insan çıktı ve benim cüzdanımı gasp etti, ben uyurken evime giren cani beni yaraladı, trafikte kurallara uygun araç sürerken alkollü bir sürücü bana arkadan çarptı, sadece evden dışarı çıkmıştım ve maske de takmıştım ama o esnada virüslü bir komşumdan hastalık bulaştı vb.. daha pek çok durum sıralanır.
Biz olayların o anda gördüğümüz ve bizi etkileyen manzarasına bakarak çıkarım yaparız. Bu durumun önceden yaşadığımız bazı olaylarla ilişkisini, aldığımız eğitimin/eğitimsizliğin, hatalı/yanlış bilgi ve/veya yönlendirmenin, olayın diğer taraflarının geri planlarındaki gelişmelerin etkisini etraflıca değerlendiremeyiz, fark edemeyiz veya hissedemeyiz. Bir de bu olayın neticelerinin gelecekte kimlere, nelere ve nasıl sebep olacağını bilemediğimiz için yorumlar bugün makul gözükse de aynı olayla ilgili yarın çok farklı çıkarımlar yapılabilir.

Bireysel olarak içinde olduğumuz bir durumla ilgili en iyi yorumları ve çıkarımları iç sesimiz, yani vicdanımız bize söyler. Nefsimiz, yani egomuz ise dış ses olarak dış güçleri işaret eder daima. Nefsimizi bencillik, cimrilik, cahillik, yobazlık, kıskançlık, kibir, yalan, tembellik, haset, riya, hıyanet, korkaklık, iki yüzlülük, sinsilik, aşırı şehvet ve haz düşkünü olmak gibi kötülüklerden arındırmadığımızda nefsimiz her olayda önüne ve ardına bakmadan dış güçleri işaret edecektir.

Dış güçlerin suçu, kabahati veya kastı yok mudur peki?
Olmaz olur mu hiç, elbette vardır. Lakin bizim çok daha kolay uzanıp yetişebileceğimiz, düzeltebileceğimiz kendi kontrolümüz altında olan, olması gereken içimizdeki şeyler varken neden daha zor ve hatta çoğu kere imkansız olan dış etkenler, dış güçlerle uğraşalım ki?

Evet, hırsız suçludur ama biz yine de tüm kapıları kilitli tutalım.

Sağlıcakla kalın..

Peyami Bayram

15 Mart 2023

Arnavutköy, İstanbul


09 Nisan 2022

Ramazan Notları 2

Ramazan Notları 2

Nefis terbiyesi.

Nefsine teslim olmama, nefsi teslim alma.

Yaşadığı anı nefsine feda etmek yerine fikir ve inancı uğrunda kıymetlendirme.

Kısa kısa birer an olan yaşamayı bir bütün haline getirerek bir sürece dönüştürmek ve bundan bir hasıla elde etmek için gösterilen azim ve sebattır oruç.

Şayet böyle bir tefekkür ve irade yoksa sadece bedenin aç ve susuz kalmasının kişiye kattığı bir şey var mıdır, bilemiyorum.

Hele de iftarla sahur arasında normal zamanda yediğinden de fazlasını yiyen birinin nefsi bu süreci neye dönüştürmüş olur? Bunu Ramazan sonunda kilo alanlara sormalı.

Mü'min; kendine vahyolunanı okumak, anlamak ve yaşamak derdinde olandır.

Hayat yaşadığımız bir andır. O an nasıl yaşanacak buna biz karar veririz. Her yaşanan an bir sonraki an ve daha sonraki anlarla birleşince bir bütün halinde bizim yaşam serüvenimiz olur. İşte bu yüzden yaşanan her an kıymetlidir.

Oruç; anlarını bir sürece dönüştürmek talimidir zannımca.

O süreci nefsinin kemale ermesi için kıymetli bir hazineye dönüştürmek ve o hazineyi nefsine nefes veren Rabbine sunmak mü'min için hayat yoludur.

Herşeyin burada başladığına ve burada biteceğine inanmak kendini değersiz kılmaktan başka nedir ki. Halbuki yaşamı ilk yaratıldığı bu bedenden ibaret görmeyen, hesap günü ve ötesinde yeniden yaratılışla başlayacak ebedî hayata bir bütün olarak iman edenler için her an değerli bir maden gibidir.

Ramazan'da değerli anlar biriktiren, hayatına Kur'an-ı Kerim'i katan, nefis terbiyesi yaparken iftar, sahur, zekat, sadaka, sohbet, namaz gibi faaliyetler ile de kendini ötekinin yanında tutma çabası mü'min insanın kazancıdır.

Her yıl tekrarlanan bu bir aylık talim ve terbiye süreci aslında hayatımızın kısa bir özeti gibidir.

Ramazan sonu ise bu anlamda kendi heybesini dolduran için bayram olur. Bu bayram ise ömrünü Ramazan gibi dosdoğru, dürüst, samimi,  iktisatlı, kararlı, azimli, sebatlı, titiz, dikkatli, özenli, başkalarına karşı cömert yaşayanlara cennette kavuşacağı hakiki ve ebedî bayram için de bir numunedir.

Veselam..

Peyami Bayram

8 Ramazan 1443

9 Nisan 2022

İstanbul

27 Temmuz 2019

Özbenlik/nefis ve merkezde olmak

Özbenlik/nefis ve merkezde olmak

İnsanın elinin yettiği insanlar yâranı, dilinin yettikleri dostları,
bazı eylemleri ve söylemleri ile ulaştıkları gönüldaş/fikirdaşlarıdır.
Bunlar içi içe geçmiş halkalar gibidir.
En içte kişinin öz benliği,
bu öz benlikte/nefiste bilkuvve bulunan;
sevgi,
merhamet,
diğerkâm olmak,
cömertlik,
dürüstlük,
mertlik
gibi sıfatlar en yakın halkaya,
yani yarâna dokunmalı ki
oradan dalga dalga dostlar
ve sonra gönüldaşlar/fikirdaşlar da nasiplensin.

Özbenliğin/nefsin;
böyle güzel hasletlerle dolup taşması,
ancak yüce bir ideal/ülkü/mefkûreye inanmakla mümkündür.

Yani; merkezde olacaksın ama benmerkezci/bencil olmayacaksın.

Kolay bir şey değil; zaten zoru başarandır kalıcı eser olan/bırakanlar..

Peyami Bayram
27.07.2019
Armutlu

RAMAZAN 1447 CÜZ 30

OTUZUNCU CÜZ   Hicri 1447 yılında Ramazan ayı 29 günde hitama erdiği için bu son günde iki cüz birden okuduk ve Kur’an-ı Kerim’in kalbi ve...