Kriz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kriz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

31 Mayıs 2021

Gündem Yazıları 1

Modern zamanlarda yaşam ve alışveriş/kredi sarmalı..

Günümüzde AVMler ve online alışverişte süper indirimler, kampanyalar, kaçırılmayacak fırsatlar diyerek insanlar ihtiyacı olmayan bir dolu şey alıyor. 

Evlerimizde kullanım fazlası eşyalar ve bir süre sonra çöpe atılanlar maalesef o kadar çoğaldı ki; çağımızın tatminsizlik hastalığı hepimizi sarmış durumda.

Böylesi bir tüketim çılgınlığının sebebi belki de gelişen teknoloji, lojistik ve iletişim imkanlarıyla son tüketiciye yönelik üretimin de çılgınlık düzeyinde artmasıdır. Bu üretim/tüketim döngüsünde dünyanın kaynakları şimdiden yetersiz kalmaya başladı bile. 

Dünyada son bir yıldır ciddi düzeyde hammadde krizi yaşanıyor. Üreticiler hammadde bulamamak durumunda, bulsalar bile her siparişte çok yüksek zam oranları ile karşılaşıyorlar. Bunun yanında uluslarası deniz taşımacılığının fiyatlarında yaşanan astronomik artışlar da ayrı bir sorun. Sürekli girdi maliyetlerinin artışı üreticilerin kendi arasındaki rekabetle de birleşince üretim sektöründe karlılık düşüyor, orta ve küçük ölçekli üreticiler ticari faaliyetlerini yürütmekte zorlanıyorlar. Bir de üstüne pandeminin getirdiği olumsuz şartları ekleyince durum daha da vahim bir hal alıyor. Haliyle zincirin son halkasındaki tüketiciler ise bunu fiyat artışları ile hissediyor.

Bu duruma gelmemizin sebepleri ise: birincisi israf; yani tutumluluk bilincinin kaybedilmesi, zaruret ve ihtiyaç olanın değil heves edilenin alınmasıdır. İkincisi de; bu heveskarlığın bankacılık ve kredi sistemi ile kışkırtılarak insanların ham hayallerini vadeli borçlanmayla satın alabilmesi için çok fazla imkan sunulmasıdır. Bu tüketim ve kredi sarmalının hedefindeki büyük çoğunluk yine orta ve alt gelir grubundaki sıradan insanlar. "Hedef kitle" olan bu insanlar dünyanın üretim çarkının da en temel emekçi kitlesi aynı zamanda.

Dünya ve tabii ki ülkemizin de nüfusunun çoğunluğu bu sıradan insanlardan oluşmaktadır.

Yukarıdaki iki konu, yani zaruret ya da ihtiyaç dışı alışveriş yapılması ve bunun için kredi/borçlanma insanları sonu gelmez bir tatminsizliğe ve aşılması güç borçlanma döngüsüne sokuyor.

Öyle ki; bir süreliğine gelirinin çok üstünde bir konfor elde etmek için bu sürenin çok çok üstünde bir sürede ödenmek üzere borçlanıyor insanlar. Bu da psikolojik, sosyolojik ve tabii ki ahlaki sorunlara sebep oluyor.

Biz sıradan insanların bu tuzağa düşürülmesi neticesinde orta ve uzun vadede büyük servet elde eden kodamanlara kızmak, kahretmek, öfkelenmekle bir yere varılamayacağı açık.

Fıkra bu ya; adam yolda giderken yerde muz kabuğunu gördüğünde "tüh yine düşeceğim" demesi gibi bu tuzağa düşmemek orta ve alt gelir grubunun şiarı olmalı ve zaruret ve ihtiyaç dışı hiç bir şey almamalı.

"Zaruret ve ihtiyaç nedir?" konusunu ayrıca tartışalım.

Bu arada bir de yaygın olarak kullanılma mazisi çok da eski olmayan şu "tüketici" ve "tüketim" kelimeleri var. Onların üzerinde de biraz kafa yoralım bilahare.

Peyami Bayram

31 Mayıs 2021

İstanbul


(1) https://www.sozcu.com.tr/2021/ekonomi/hammadde-sorunu-imalatta-krize-donusuyor-6456640/

(2) https://www.cumhuriyet.com.tr/haber/dunyada-yasanan-konteyner-krizi-nedeniyle-uretici-ve-ihracatcilarin-hammadde-fiyatlari-tirmaniyor-1821605

(3) https://www.dunya.com/sektorler/plastikte-hammadde-krizi-buyuyor-haberi-610412

(4) https://pagev.org/kartel-uretimi-kisti-hammadde-fiyatlari-uctu

(5) https://www.bloomberght.com/otomotivi-bekleyen-yeni-hammadde-krizi-2278471

(6) https://www.imib.org.tr/tr/medya/sektorden-haberler/konteynerde-fahis-navlun-krizi-buyuyor

(7) https://www.sozcu.com.tr/2021/ekonomi/navlun-maliyetleri-de-denizcilik-devlerinin-hisseleri-de-rekor-kirdi-6457591/

(8) https://www.gazeteduvar.com.tr/turkiyede-toplam-kredi-borcu-ne-kadar-haber-1519756

(9) https://www.cumhuriyet.com.tr/haber/a101de-dikkat-ceken-reklam-1841454


29 Şubat 2016

Kriz, ekonomi ve ahlak

Kriz, ekonomi ve ahlak

Dünyada bugünkü ekonomik krizin temel nedeni bence
arz fazlası, talep noksanlığıdır.
Sanayi sektörü artan hızla üretime devam ediyor.
Sürekli üretim sürekli tüketimi gerektiriyor. 
Artık eskisi gibi insanlar ihtiyaç duydukça almıyor.
Çoğunlukla ihtiyaç olmadığı halde haz duyma, tüketme arzusu, daha fazlasını isteme, tatminsizlik, amaçsızlık, etkiye açık olma ve buna benzer sebeplerle yeni şeyler almak insanoğlu için bir yaşam biçimi olmaya başladı.
Son yüz yıllık tarihte sanayi ve teknolojinin hızla gelişmesine paralel olarak büyük sermayedarlar daha da büyüdü.
Sermayenin belli başlı bazı kişi ve gruplar elinde temerküz etmesi yeni dünya sistemini doğurdu ve belki de insani değerlerden gittikçe uzaklaşan hatta vahşileşen bir dünyanın kucağına attı hepimizi.
Kağıt para ve modern bankacılık sistemi ile kapitalist ekonomi bütün dünyada kök saldı ve gittikçe kangrenleşti.
Sermaye sahiplerinin daha çok kazanma hırsı gelir dağılımındaki eşitsizliği her geçen gün artırdı.
Yoksulların sömürü karşısındaki dirençleri sermaye sahiplerinin her gün yeni bir numarası(illüzyonu) ile gönüllü köleliğe evrildiği bir dünyada insanların umudu git gide tükeniyor.
Savaş ortamı oluşturarak ve/veya mevcut savaşları körükleyerek dünya oligarklarının bu ortamdan menfaat devşirmeleri ve ne kadar düşman gözükseler de pastayı bütün zalimlerin birlikte bölüşmeleri veya bölüşemedikleri için yaptıkları savaşlar da gözlerimizin önünde apaçık ortada duruyor.
İnsanlığın beklediği bir şey var mı yoksa herkes bu düzenden razı ve halinden memnun mu?
Bu soruyu her dünyalı öncelikle kendine sormalı.
İşte esas sorun burada...

Peyami Bayram
26/02/2016
İstanbul

RAMAZAN 1447 CÜZ 30

OTUZUNCU CÜZ   Hicri 1447 yılında Ramazan ayı 29 günde hitama erdiği için bu son günde iki cüz birden okuduk ve Kur’an-ı Kerim’in kalbi ve...