israf etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
israf etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

03 Ekim 2025

Zaruret, İhtiyaç, Tahsiniyyat ve İsraf

İnsanız ve elbette noksanız.

Hayata tutunmak ve hayatta kalmak için  karşılanması gereken zaruri olan ihtiyaçlarımız vardır. 

Bunlar ZARURETTİR.

Zaruretin dışında insanın gereksinim hissettiği ve telâfi etmediği sürece sıkıntıya düşeceği ve bazı işlerini gereği gibi yapamayacağı eksiklikleri de vardır.

Bunlar İHTİYAÇTIR.

Bunların dışında bir de hayatı güzelleştirmeyi hedefleyen ve insanı mükemmeli aramaya teşvik eden zaruret ve ihtiyaç düzeyine çıkmamış gereksinim duyabileceği şeyler vardır.

Bunlar TAHSİNİYYATTIR.

Yukarıda sayılanlardan daha fazlası her ne gerekçeyle olursa olsun insana fazlalıktır, lükstür.

Bunlar da İSRAFTIR.

“...Yiyiniz, içiniz, fakat israf etmeyiniz; çünkü Allah israf edenleri sevmez.” (A’râf, 7/31)

Günümüzde insanlar lüks yaşantıya özeniyor/özendiriliyor. Bu tuzağa düşen/düşmeye razı zavallı insanlar gelirinden çok harcama yapıyor. Bunun için bankalara borçlanıyor. Bir kısmı da maalesef kumar ve fuhuş gibi kötü yollardan bu açığı kapatmanın yolunu arıyor. Yani gereksiz şeyler için battıkça batıyor.  

İktisadi yaşam insanı madden ve manen mutlu eder.

İsrafın önüne geçilmezse insanı insanlıktan ve doğru yoldan çıkarır.

İsrafın zıddı ise cimriliktir.

Abbas (r.a)'dan rivayet edildiğine göre Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v) şöyle buyurmuştur: "Yanı başındaki komşusu açken tok olarak geceleyen kişi (olgun) mü'min değildir." Bu hadis bizlere hangi dinden, hangi ırktan olursa olsun komşumuza yardım etmenin bir insanlık görevi olduğunu anlatıyor. Bu ahlakta olan bir insanın lüks tüketime yönelmesi, cimrilik etmesi ve israf etmesi düşünülemez. 

İnsanın aklını kullanarak iktisatlı yaşaması ve ahlaklı bir duruş sergileyerek daima empati yapması dünyada ve ahirette onu mutlu edecek yegane yoldur.


Peyami Bayram

3 Ekim 2025

Arnavutköy, İstanbul



17 Ağustos 2023

Zaman(3)

 



Zaman(3)


“İsraf bir davranış bozukluğudur” demişti kıymetli hocamız Prof. Dr. Aziz AKGÜL(*). Bu söz çok önemli elbette, ama tabii ki her gün bir önceki günden daha iyi insan olma çabasında olanlar için.


Türkçe karşılığı savurganlık olan israf Arapça kökenli bir kelimedir. Sözlükte “haddi aşma, hata, cehalet, gaflet” gibi anlamlara gelen seref kökünden türetilmiş olan isrâf genel olarak inanç, söz ve davranışta dinin, akıl veya örfün uygun gördüğü ölçülerin dışına çıkmayı, özellikle mal veya imkânları meşrû olmayan amaçlar için saçıp savurmayı ifade eder.


Görüldüğü gibi mal ve imkanların saçıp savrulmasıdır hocamızın davranış bozukluğu olarak tarif ettiği şey. Ölçüsüz, hesapsız, ilkesiz, tutarsız ve de umarsız bir saçıp savurmadır bahse konu bozuk davranış. İnsan normal şartlarda elindeki her türlü imkanı dengeli bir biçimde kullanır. Denge insan hayatının huzur ve mutluluğunun en önemli temelidir. Dengeleri bozulan insanın ne sağlığı, ne huzuru ne de mutluluğu kalır. 


Saçıp savrulan, israf edilen şeyler arasında ilk akla gelen mal, mülk ve servet olur genellikle. Ama asıl dikkat edilmesi gereken zaman israfıdır. İnsanın çalışarak, didinerek elde ettiği veya kendisini bir şekilde içinde bulduğu her türlü maddi varlık kaybedilse de tekrar kazanılma imkan ve ihtimali olabilir. Ancak zaman insanın tekrar kazanamayacağı en önemli ve en değerli cevherdir. Onun kıymeti elden gidince anlaşılır, tıpkı sağlık gibi ve tıpkı itibar, onur ve haysiyet gibi. 


İsraf etmeye de insan maalesef zamandan başlıyor genellikle, yani davranış bozukluğunun da ilk merhalesi zamanı israf etmektedir. Günümüz insanı içler acısı bir şekilde zamanı israf etmekte ve bunun farkında bile olamamaktadır. Adeta emek ve para verip kazanmadığı bir şey olduğu için saçıp savurmaktadır zamanını. 


Bunu anlamak için elektriğin olmadığı, dijital iletişimin olmadığı, hatta yemek konusunda bile çok kısıtlı imkanların olduğu devirlerde yaşamış insanların hayatlarını düşünmeli. Onların yaptıkları yüzlerce buluş, yazdıkları binlerce kitap fethettikleri koskoca coğrafyalar için zamanın nasıl yeterli olduğuna kafa yormalı ekran başında ömür tüketen milyonlarca insan.


Dijital köle düzeninin gönüllü köleleri olarak kendimize her gün en az üç vakit sormamız gereken soru şu olmalıdır:

“şu an ne yapıyorum, bu yaptığımı ne için yapıyorum, yaptığımın bana, aileme, çevreye/dünyaya ve insanlığa ne faydası var? Ve Allah şu içinde bulunduğum zamanın neresinde? ”


Evet, bir davranış bozukluğu olan israftan kurtulmanın ilk koşulu zamanı değerli hale getirmektir. En değerli sermayemiz olan ve asla kaybettiğimizde yerine koyamayacağımız kendimize ait zamanımızı başta ekran köleliği ve diğer çağdaş oyalanma araçları olan saçma sapan işlerle saçıp savurmaktan kurtulmalıyız. 


Bir de bu bilinçle yaşamak için her türlü israfı yapanlardan da uzak durmalı insan. Zamanı, parayı ve diğer pek çok şeyi israf edenler kendilerine zarar verdikleri gibi etraflarına da zarar verirler ve kötü örnek olurlar. Zira ‘üzüm üzüme baka baka kararır’ demiş atalarımız. Onların verebileceği zarardan korunmak ve dahi istemeden de olsa onlara benzememek için onlardan uzak durmak gerekir. 


İnsanın elinden kayıp giden zaman insanın aleyhine işler. İşte israf böyle dehşet verici bir hastalıktır. İlacı da kurtuluşu da güçlü iradedir. 


Zamanını yönetemeyenler zamanı israf ediyorlar demektir. Zamanını israfı edenler de kaybedilen zamanla birlikte büyük ihtimalle emek, para, mal, servet ve hatta sağlıklarını da kaybederler.


Yani özet olarak akl-ı selim sahibi insanın öncelikle zaman denilen kıymetli hazinenin her anını çok iyi değerlendirmesi gerekir yoksa israf edilen her bir anın bedelini maddi ve manevi olarak çok ağır öder. 


Cenab-I Allah tarafından bize bahşedilmiş olan bu hayatın hesap dökümünün yapılacağı günde bu dünyada boş ve faydasız işlerle geçirilen her bir anın hesabını vermenin güçlüğünü ve geriye dönüşün imkansızlığını insanın en yakınına bile anlatamıyor olması da çok acıdır. Ama insanlık tarihinde yaşanan gerçek de maalesef hep bu döngüdür. 


Vesselam..


Peyami Bayram 

16 Ağustos 2023

Arnavutköy, İstanbul 


(*) Prof. Dr. Aziz Akgül, Türkiye İsrafı Önleme Vakfı kurucusu, Nobel ödüllü mikro kredi sistemini Türkiye’ye tanıtmış ve pek çok insanımızın sıfırdan hayata tutunmasını sağlanmasına vesile olmuştur, emekli öğretim üyesi olup Kara Harp Okulu’da bizim de hocamızdı.

06 Ağustos 2023

Kaydır kaydır kaybeden insan

Zamanı boldur modern insanın

Boş işlerle geçer 

kıymetli vakitler

Yine de sızlanır 

yoksun kaldıklarından,

ve yoksulluktan..


İki elinin yapacağı işlerin peşine düşmez 

zira elinden iş gelmez

Kapitalizmin gönüllü kölesi 

olduğunu da görmez,

keyfinin kahyasıdır aklı sıra

kendinden başkasını düşünmez. 

Narsist olmuş benlikler,

dünya umurumda değil;

kendi yarınları ona pusu kurmuş bekler

farkında değil..


Kitapsız yaşar;

ne de olsa her şey mobil,

sanki susayınca ekranlar sebil. 

Unutmayın efendiler,

bu hayat bir defa yaşanır;

ekranları kaydırdıkça 

aslında vaktiniz azalır.

Kazanmak isterseniz;

önce vaktinizi yitirmeyin.

Hep böyle kaydır kaydır nereye?

İsraf ettiğiniz vakitle

sizi sömürenlere hizmet etmeyin!


Peyami Bayram 

6 Ağustos 2023

Arnavutköy, İstanbul 





RAMAZAN 1447 CÜZ 30

OTUZUNCU CÜZ   Hicri 1447 yılında Ramazan ayı 29 günde hitama erdiği için bu son günde iki cüz birden okuduk ve Kur’an-ı Kerim’in kalbi ve...