15 Temmuz 2024

Sekizinci yılında 15 Temmuz


Son darbe teşebbüsünün üzerinden sekiz yıl geçti. Bu hainlerin teşebbüsü inşallah tarihe son olarak geçer. Ancak ben pek iyimser bakamıyorum. Neden mi?

1. Bizde bolca hamasetle donatılmış aldatılmaya hazır bir kültürel altyapı var. Bunu telafi etmek için; 
SAĞLAM TEMELLİ SARSILMAZ BİR İMAN LAZIM. 

2. Çabuk unutan zayıf bir toplumsal hafızamız var. Bunu tedavi etmek için; 
GÜÇLÜ BİR EĞİTİM(ÖĞRETİM DEĞİL) ŞART

Ve şunu asla unutmamalıyız:

Türk milletinin İstiklâl Harbi bitmemiştir!

Ne zaman bir yere Türk varmadan zalim gerçek bir korkuya kapılırsa ve Türk’ün hakimiyeti altında insanlar adalet, güven ve refah içinde yaşıyor olurlarsa o zaman tam istiklâle kavuşmuş oluruz. 

Türkiye Cumhuriyeti umuttur. 🇹🇷
Türk beklenendir. 🇹🇷

15 Temmuz 2016 darbe teşebbüsünde hainlere karşı dimdik duran tüm yiğitlere selam olsun. Şehitlere Allah’tan rahmet diliyorum, gazilere şükranlarımı sunuyorum. 

Peyami Bayram
15 Temmuz 2024
İstanbul

06 Temmuz 2024

Eğitim ve çalışma

 

Yönetici olarak çalıştığım fabrikada herhangi bir okul mezunu veya vasıfsız da olsa eleman almak istiyoruz ama bir türlü yeterli sayıda elemana maalesef ulaşamıyoruz. Ya hiç gelmiyor veya başladıktan kısa bir süre sonra işi bırakıyorlar. Neden? 

Çalışmak istemeyen ama konfor içinde yaşamak arzusunda olan yeni bir nesil var karşımızda. 

Ben bu gençlerin değil onları yetiştiren ebeveynlerin ve eğitim sisteminin sorgulanması gerektiğini düşünüyorum. 

Bu meyanda hepimiz sorgulamaya kendimizden başlayalım ve şunun için kafa yoralım; gençlerimizin bu hale gelmesine nasıl mani olabiliriz veya onları çalışmaya nasıl motive edebiliriz?

Kıymetli arkadaşlar, bu konuda fikri olan yazarsa sevinirim. 

*Resimdeki eski yazı: Halimiz itten beter, keyfimiz paşada yok.

Peyami Bayram

6 Temmuz 2024

İstanbul 

29 Haziran 2024

Sözde demokratlara..

İnsan temel hakları ile birlikte vardır. Bu temel hakların çiğnendiği veya zedelendiği yerde mazluma kimlik sorulmaz.  Bu durumda siz hala tepeden bakıyorsanız sizin ne özgürlükçülüğünüz ne de aydın ve demokratlığınız kalır. 

On yıllardır her türlü hakları çiğnenen milyonlarca insanımız için ne yaptınız da şimdi hepiniz sokaklardasınız?

Geçim derdi çekenler, sokak çocukları, sigortasız işçiler, sağlık sistemi sorunları, çarpık yapılaşma ve gecekondular, faili meçhuller, işkence, kadına şiddet ve ayrımcılık, azınlık halklara ayrımcılık, başörtüsü yüzünden okula alınmayan kızlar, inancını yaşamak istediği için ordudan atılanlar, darbe mağdurları, üniversitelerdeki bilim dışı kadrolaşmalar ve daha bir çok konuda niçin bir araya gelmediniz ve gelmezsiniz?

Yoksa siz bu ülkeye uzaydan yeni mi geldiniz?

Kimseyi ahmak sanmayın. Eskilerin tabiriyle bu halka "çarıklı erkan-ı harp" derler. 

Bu halkın bakmayın cahil tarafına, siz onun asil bir tarafının da olduğunu unutmayın; vicdan ve sağduyu sahibidir aynı zamanda. 

Gelin bu ülkeye bir iyilik yapmak istiyorsanız temel insan hakları için mazluma kimlik sormayın ve samimi olun.

Peyami Bayram

29 Haziran 2013

İstanbul 

19 Mayıs 2024

HAZIRLIKLI OLMAK VEYA HAZIRLIKSIZ YAKALANMAK


Hazırlanmak veya hazırlık yapmak her gün yaptığımız sıradan işlerdendir.

Akşamdan ertesi gün sabah kaçta kalkacağımızı düşünerek, planlayarak ve ona göre hazırlıklı yatarız. 
Sabah kalkınca da o günkü programa göre hazırlıklar yaparız. 
Gün içinde gideceğimiz yere, görüşeceğimiz kişiye, yapacağımız işe göre çok farklı hazırlıklarla meşgul oluruz.

Okul hazırlıkları, müsabaka hazırlıkları, düğün hazırlıkları, bayram hazırlıkları, yolculuk hazırlıkları, gidiş hazırlıkları, dönüş hazırlıkları, doğum hazırlıkları, toplantı hazırlıkları, sınav hazırlıkları, üretim hazırlıkları, tatil hazırlıkları, askerlik hazırlıkları, kavuşma/buluşma hazırlıkları, ayrılık hazırlıkları, kış hazırlıkları, yaz hazırlıkları, yemek/sofra hazırlıkları gibi daha pek çok hazırlık yaparız hayatımızın farklı safhalarında. Aslında hayatımız sürekli hazırlıklarla geçiyor görüldüğü gibi. Bütün bunların yanı sıra çok istemesek ve çoğunlukla hazzetmesek de hazırlıksız yakalandığımız ani durumlar veya acil haller de başımıza gelebiliyor ve dahi geliyor nitekim. İşte bahsetmek istediğim ve hepimiz için en önemli olan kısım da burası. Her şeye hazırlıklı, ama ani ve acil durumlara hazırlıksız olmak veya durumun vahametini daha veciz bir şekilde ifade etmek gerekirse hazırlıksız yakalanmak da bu hayatta başımıza gelebilmektedir. 

Dünyaya gelmeden evvel anne karnında geçen otuz altı haftada nasıl bir hazırlık sürecinden geçtiğimizin ve/veya geçirildiğimizin farkına ise asla varamayız.

Doğan her insan mutlaka bir gün ölmektedir. Hayatta başımıza gelmesi ölüm kadar kesin olan başka bir hadise de yoktur aslında. Bu inkarı mümkün olmayan hakikate yürekten inanmanın, yani ölümü ciddiye almanın alameti ise ölüme hazırlıksız yakalanmamak için sürekli çaba göstermektir. Gerçekte bazılarının ima ve işaret ettikleri gibi ölüme hazırlanmak ise dünyadan el etek çekerek münzevi bir hayat yaşamak değil, bilakis dünya işlerini dünyada iken halletmek gerektiğinin bilinciyle her an üretken, faydalı ve hayırlı bir iş üzerinde yaşamaktır.

Dünyadaki varlığımız bazı ilişkiler ile kaimdir. Başta dünyaya gelişimize vesile olan ve üzerimizde en fazla emeği bulunan ebeveynlerimiz olmak üzere kardeşlerimizle, öğretmenlerimizle, işverenlerimizle, işçilerimizle, komşularımızla, dostlarımızla ve hani “bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı vardır” derler ya, işte öyle, herhangi bir şekilde yolumuzun kesiştiği herkesle her ne hesabımız varsa burada halletmektir ölüme esas hazırlık. Yaşadığımız toplumun bize kattığı maddi ve manevi her şeyin karşılığını imar, eser, ürün, bilim ve sanat olarak fazlasıyla geri vermektir hazırlık. Toprağa, suya ve havaya, yani çevreye/tabiata bedenimizi bırakıp gitmeden önce ona hiç bir zarar vermeden bilakis her ne varsa ondan kullandığımız/tükettiğimiz yerine fazlasını ve yenisini bırakmaktır hazırlık.  

Bunları bihakkın yapabilenler hayat süresi uzun veya kısa olmuş, alınanlar/verilenler az ya da çok olmuş fark etmeksizin ölüme hazırlıklı gidenlerdir.

Buna mukabil ölüme hazırlıksız yakalananların halinin ne olacağı ise pek vahimdir. Bir yanda kiminin yığılmış serveti, öte yanda kiminin maddi ve manevi borçları, dargınlıklar, düşmanlıklar, doğaya verilen tahribat, mazlumun gözyaşına karışan bedduası geride bırakılanlar olarak ölenin ardında öylece kalacaktır. Dünyaya bırakılan bu enkaz, bu tahribat, bu mutsuz ve karanlık tablo başlı başına bir sorundur. Adeta pikniğe diye gidip de ortalığı dağıtıp, pisliğini bırakıp, her şeyi tahrip edip gidenlerin ardındaki tabloya benzer bir hayat yaşamak ne kötü, ne hazin bir son!

Hayatının her anının tüm ayrıntılarıyla, her türlü isyan, ihanet, unutkanlık, ihmal, erteleme ve umursamazlıklar ve diğer noksanlıklarla beraber hesap gününde önüne açılması insanı çaresiz ve derin pişmanlıklar içinde yerin dibine batırır, ki bu hal ölümden de beterdir. Görünen ve görünmeyen, bilinen ve bilinmeyen alemlerin tek yaratıcısı, hayatı ve ölümü var eden, ezelin ve ebedin hakimi, mutlak hesap görücü, sonsuz kerem sahibi, rahmeti arşı kuşatan, merhameti tüm zerrelere yayılan yüceler yücesi Allah’ın huzuruna hazırlıksız çıkmak ne büyük bir utanç, ne yaman bir ızdırap verir insana düşününce ürpermemek mümkün değil. 

Evet, hayat ölmekle bitmiyor, gerçek ve ebedi hayat ölünce başlıyor. 

Elbette inanan insanlar için. 

Büyük başlangıca büyük hazırlık gerekmez mi?

Öyleyse; her gün yeniden Bismillah!

Peyami Bayram
15 Mayıs 2024
Arnavutköy, İstanbul

Fotoğraf, Molla Zeyrek Camii, Fatih, İstanbul

10 Nisan 2024

Bayram olsun

Kabul olsun oruçlarımız, dualarımız,

Makbul olsun Rabbe yöneliş 

ve yakarışlarımız,

Mağfiret olsun tüm günahlarımız,

Hayır ve esenlik olsun

hem bugünümüz hem yarınlarımız,

Gerçek olsun umutlarımız,

Sevinçli olsun Filistinli, Doğu Türkistanlı, Afrikalı çocuklarımız,

Barış ve huzur dolsun güzel vatanımız,

Bereketli olsun sofralarımız,

Şifa bulsun hastalarımız,

Gönlümüzden eksik olmasın iman pusulamız,

Kimsesiz ve yetimleri sarsın kanadımız,

Şen olsun dostlarımız, hısım, akraba ve komşularımız,

Birbirimize yaklaştırsın dualarımız,

Mübarektir bayramımız. 

🌹🥰


Peyami BAYRAM

1 Şevval 1445 / 10 Nisan 2024

İstanbul 




05 Nisan 2024

Kadir olsun her gecemiz


Hayatta her daim çıkmaz karşımıza pek kıymetli bir insan,

Bilemeyiz yaşadığımız hangi hal hayırlı bir zaman,

Ömürde bir defa yaşanır kıymeti çok olan bir an..


Bu sebeptendir;

Her olayı hayır,

Her geleni Hızır,

Her geceyi Kadir bilmeli insan..


Huzur arıyorsan ey dost,

Boş işlerden uzaklaş,

Sadece Hakk’a dayan,

Rabbine yaklaş..


Peyami Bayram

26 Ramazan 1445

5 Nisan 2024

22 Mart 2024

Gül filizleri




Nice güzellikler vermiş  yüce Yaratan,

Şükürsüz sızlanır önemsiz bir yaradan,

Mevlaya dönenin gönlü huzuru bulur;

Dünyanın tüm dertleri çekilir aradan..


Arının bal yaptığı çiçekteki özden,

Bakışı içini ferahlatan gözden,

Nereye baksa Rabbinin izini bulur;

Arayanadır hidayet ilahi sözden..


Duymaz olur artık kulağın kem sözleri,

Hem silinir gözünden haramın izleri,

Hakka yürüyen kalp sonsuz bir şifa bulur;

Sabrın sinesinde biter gül filizleri..


Peyami Bayram

22 Mart 2024

Arnavutköy, İstanbul 

RAMAZAN 1447 CÜZ 30

OTUZUNCU CÜZ   Hicri 1447 yılında Ramazan ayı 29 günde hitama erdiği için bu son günde iki cüz birden okuduk ve Kur’an-ı Kerim’in kalbi ve...