03 Nisan 2022

Ramazan Notları 1

Ramazan Notları 1

Samimiyet

Karşılıklı olarak birbirlerine yakınlık duyanlar arasında latif bir hissiyat oluşur. Buna samimiyet veya içtenlik denir. Dünyada en çok da samimi dostluklarda mutluluk duyarız. Teklifsizdir, hesapsızdır, güven ve umut vericidir samimi dostluklar. Sır verilir, sır saklanır samimi dostlarla.

Oruç, kişinin oruçlu olduğunu kendisi ve Allah dışında hiç kimsenin bilemeyeceği bir ibadettir. İşte bu samimiyettir. Aç ve susuz kalmak ibadetin sadece bedeni ilgilendiren formudur. Esasında mümin bir kulun samimiyetle Rabbine yönelmesi en önemli kısmıdır orucun. Yoksa yerlerin ve göklerin hakimi yüceler yücesi Allah için bizim aç ve susuz kalmamızın bir önemi yoktur, kesilen kurbanların etlerine de ihtiyacı olmadığı gibi. 

Dostun dosta samimi muhabbeti o ilişkiyi daha da güçlendirmesi gibidir bu samimi, sırlı muhabbet. Oruçla insan yaradanına bu yolla samimiyet gösterir. Bu vesileyle Rabbine daha da yakınlaşır.

İnsanın yaratıcısı ile kurduğu ilişkide ne kadar samimiyet olursa kulluğu da o kadar Rabbinin isteğine uygun olur.

Ramazan ayında şeytanların bağlanması bu yüzdendir. Kulların Rahman ve Rahim olan Allah'a samimi yönelişleri şeytanları adeta işsiz bırakır. Hele bir de Kur'an-ı Kerim'i anlayarak okuyup onu da samimiyetle hayatına rehber edinirse Ramazan ayı gibi dünya hayatının sayılı günlerinin sonu da gerçekten bir bayram olur mümin bir kul için.

Yüce yaratıcıda muazzam bir sevgi var biz kullarına karşı. Hayat verdi, türlü nimetler, hesapsız rızıklar verdi. Bizden tek istediği ise bunları hatırdan çıkarmadan samimiyetle O'na yönelmemiz. Karşılığı ise bu sınırlı ve kısıtlı dünya hayatına mukabil bitimsiz ve sonsuz bir hayat ile ebedî mutlulukların yaşanacağı, sayısız ve hesapsız nimetlerin bulunduğu bir cennet.

Ebedî olarak kalınamayacağını bile bile bu sonlu, ölümlü ve sınırlı dünyayı tercih ederek en büyük kaybı yaşamak ne büyük bir tercih hatasıdır.

İstediğine koşmakta bizi özgür bırakan Rabbimiz ne yücedir!

Peyami BAYRAM

1 Ramazan 1443

2 Nisan 2022


İstanbul


06 Şubat 2022

İki grup

Devleti sağmal inek yerine koyup, üstelik sütünü haksız yere aldığı halde o ineğe bir tutam ot bile vermeyenler bir yanda öte yanda devleti kıymetli bir emanet olarak gören ve onun zerresine zarar gelmeden bir sonraki emanetçiye kadar onu koruyup, ona değer katıp teslim etme gayreti gösterenler var. 


İlk gruptakiler ikinci gruptakilerin önüne geçerse herkes helak olur. İkinci gruptakilerin emaneti koruma mesuliyetinin yanında devletin bekası ve milletin selameti için ilk gruptakilerin haksızlık ve hukuksuzluklarına da göz yummadan mücadele etmesi kaçınılamaz bir ödevdir.


Bu iki grubun hangi parti, purti, cemaat, cemiyet, din, mezhep ve ırktan olduğuna bakmadan mümeyyiz bir akılla onların amelleri, yani ne işledikleriyle ilgilenmek hikmetli insanın yoludur. 


Unutmayalım!

Türkiye Cumhuriyeti dünyanın umududur.


🇹🇷🇹🇷🇹🇷


Peyami Bayram

5 Şubat 2022


03 Ocak 2022

Umutlar vadeli, hayat peşin..

Umutlar vadeli, hayat peşin..


Allah'ın on pulunu bekleyedursun on kul,

Bir kişiye tam dokuz, dokuz kişiye bir pul!

Bu taksimi kurt yapmaz kuzulara şah olsa,

Yaşasın, kefenimin kefili karaborsa!

(N. F. Kısakürek)


Günümüzde her ihtiyacımızı(hayır düzeltelim her harcamamızı) vadeli yapmak iyiden iyiye yerleşti yaşantımıza. 

Niçin "ihtiyac"ı "harcama"yla değiştirdiğimizi de izah etmekte fayda var. Günümüzde biz insanlar ihtiyaçlarımızı değil, modern yaşamın ve popüler kültürün bir nesnesi olarak  çeşitli yollarla bize dayatılanları satın alır olduk. Bu yüzden çıktı bu yeni tarz harcama alışkanlığı. Bu yüzden hiç kimse artık "ayağını yorganına göre uzat"maz oldu. Bu sebeple artık hiç kimse "damlaya damlaya göl olur"a inanmıyor veya o kadar sabredip beklemiyor. Hepimiz herşeye hemen sahip olmak istiyoruz. 

Bu şartlı refleks haline getirilmiş bir durum bence.

İlk önce insanların bilinçaltına her türlü görsel, işitsel ve yazılı yollarla ve numune uygulamaları ile bu yönde ön bildirimler yükleniyor. İkinci aşamada bu ön yüklemeler farklı türden senaryolarla halk içinde gösterime giriyor, canlı örnekler iştah kabartıcı şekilde göz önüne konuyor. Üçüncü aşamada halkayı tamamlayan şebekenin esas başı devreye giriyor: banka!

Zihnen hazır hale getirilmiş olan kurban için noksan olarak geriye aslında bu sürecin en önemli parçası olan para kalıyor. Onun da biricik kaynağı günümüzde bankalar çıkıyor karşımıza. Zira artık eş, dost, akraba ve komşular arası borç alış verişi kalmadı. Laf aramızda artık satın alınacak şeyler için konu komşudan borç istemeye yüzümüz tutmuyor. Öyle ya hangi yüzle kardeşinizden, arkadaş ya da komşunuzdan çocuğunuza yeni bir tablet bilgisayar, eşinize şöyle bilmem ne marka bir çanta veya yaz tatilini beş yıldızlı bir otelde geçirmek için borç isteyebilirsiniz? İşte bunun gibi şeyler için isteyemeyen zavallı insan düğün, nişan, hastalık ve benzeri sıkıntılı veya masraflı dönemlerinde de konu komşusunun kapısını çalamaz oldu. Kültürümüz, geleneğimiz değişti farkında olmadan. Modern yaşam tarzı bizi insanlığımızdan, değerlerimizden, töremizden uzaklaştırırken yeni tarz ilişkiler ortaya çıkardı. Bu durumda modern kapitalist düzenin baş oyuncusu bankalar devreye giriyor. Sözde İslami veya değil her türlü banka bunlar. 

Yukarıda bir halkaya benzettiğimiz bu düzenin çıkar gruplarının menfaatleri yönünde sürmesi için kamu otoritesi olan devletin de gerekli tedbirleri almasıyla kumpanya tamamlanmış oluyor. Böylece işçi/emekçi zümresinin emeğinin karşılığında aldığı ücretin büyük kısmının tekrar bu sömürü çarkına iadesi sağlanmış olur. Bununla kalmaz uzun vadeli, hatta neredeyse ömür boyu borçlanan işçi/emekçinin ayağına takılan modern prangalar(kredi/borç) vasıtasıyla özgürlüğü de elinden alınarak yeni dünyanın köle düzeninin temelleri sağlamlaştırılır. Öğretilmiş/belletilmiş çaresiz birey için bu durum karşısında fazla bir seçenek yoktur. Ya bu köle düzeninin bir parçası olacak veya eylemsizlik halini tercih ederek münzevi bir hayat yaşayacak. Köle düzenine karşı mücadele seçeneği elbette bulunmakta fakat bu tür mücadeleyi yaptığını iddia edenlerin de aslında bir yandan o köle düzeninin bir nesnesi olarak sistemin içinde bulunuyor olmaları başlı başına bir paradoks teşkil ediyor akıl sahibi kimseler için. 

Bunca lafın arkasından somut bir sonuç çıkarmak isteyenlere bir kaç notla konuyu kapatalım. 

"İslami" olanları da dahil bütün bankalardan kesinlikle kredi, kredi kartı, vadeli hesap, katılım hesabı, leasing ve benzeri her türlü şekilde uzak durmalı. 

Bireysel özgürlüğüne sahip olmak isteyen, neyi, ne kadar ve ne zaman satın alacağına kendisi karar vermek isteyen, yaşadığı toplumda aile, akraba, arkadaş ve komşu kavramlarının canlı kalmasını arzu eden, "tek dişi kalmış canavar" olan aslında vahşi olan bu modern dünyanın yeni kapitalist sömürü çarkına yem olmak istemeyen tüm işçi, emekçi, memur, tüccar, esnaf, emekli, çiftçi ve işveren izzetli ve erdemli kimselere selam olsun. 


Peyami Bayram

03/01/2015

İstanbul, Arnavutköy

31 Aralık 2021

KISA YAZI

KISA YAZI

Çok sıcak olsa da ben hep severim uzun yazı.

Ders almaz, çoğunluğun okuduğu kısa yazı.

Dostum, bulduğun değil aradığındır nasibin.

Kim ne derse desin tercih ederim kışa yazı.


Peyami Bayram

İstanbul

31 Aralık 2021

16 Aralık 2021

Ey Türk iyi bak denize!

 Ey Türk iyi bak denize!

Yollar var sularda, saraylar ve köprüler. Altında türlü nimetler, nice cevherler; dostluğa liman, düşmana engeldir rotası denizin. Sema da senindir açıldıkça denize, Anavatanın huzur, güven ve bereketi denizde. Deniz tükenmez hazine Haydi Türk denize! Türkiye Bayrağı⚓

09 Aralık 2021

Saat Kuleleri




Saat kuleleri geleneksel şehir mimarisinde önemli bir yeri olan unsurlardandır.

Şehir meydanlarının vazgeçilmezi de denilebilir.

Bulunduğu mekana bir kimlik, bir karakter katar.

Yaşanılan mekanı zamanla irtibatlandırır. İnsana zaman ve mekan ilişkisini hatırlatır.

Civarındakilere geçip giden zamanı hatırlatır. Mekanı bırakıp gidecek olanlara zamanın sürekli akmakta, mekanın sabitliğine mukabil zamanın hiç durmadığını her an hatırlatmaktadır.

Ayrılmalar, kavuşmalar, buluşmalar, başlamalar, bitişler hep belirli bir zamanda ve mekanda olur.

Saat kulelerinin bizim mekana ait şuurumuzu zaman boyutu ile ilişkilendirmekle alakalı çok önemli bir işlevi vardır. Bu nedenle saat kuleleri mekana herhangi bir aksesuar gibi değil oraya kimlik ve kişilik kazandıracak, belki de o mekanın mührü olacak bir eser olarak tasarlanmalıdır.

Tarih iz bırakanların hatıralarıyla yazılıyor. Dünyadan göçüp giden milyarlarca insandan iz bırakanlar sayılıdır. Sayılanlardan olmak ve saygın olmak eser bırakmakla ilgilidir tamamen.

Kayaşehir merkezinde bulunan saat kulesi benzeri bu dikitteki işlemeyen saatler bana ne çok şey hatırlattı böyle..

Peyami Bayram
7 Aralık 2021
İstanbul

22 Kasım 2021

çok şükür namaz var

hayat bu;

yaşanıyor işte

ya pislik içinde bir böcek

ya da mis kokulu nadide bir çiçek

sebeb-i hikmeti elimde:

tuttuğum işte..


ne ben başladım,

ne de ben bitirebilirim..

kudret kaleminin yazdığını

ben nereden bilebilirim..


vardır benim de günahlarım;

kimi aniden çıktı karşıma;

cazibedar bir edayla,

kimi benim sırlı odalarım;

bazen firar edip içine dalarım.

bazı zaman tufan, kar olur

ben yine baharı ararım..


ben her şeyi hayra yorarım;

yolda karşılaştığım manzarayı,

içinden geçtiğim her olayı,

ardımda bıraktığım bir yarayı;

bilemem müsebbibi kimdir

dargınlıkların, kardeş kavgalarının,

amele sofrasındaki yavan aşın,

açlığın, yoksulluğun, savaşın..

amenna ve saddakna;

bilirim 

ve

ilahi emre uyarım;

daima çalışırım,

varsa iki elim ve bir de başım..


ne gelirse başıma;

bendendir,

ilahi yazgı deyip geçmem,

her birine ibretle bakarım,

vicdan pınarında ellerimi yıkarım,

sonra,

sonra o içten nazarım,

ve

seslenir kalbim;

mazlumun gözyaşında,

mağrurun dik kaşında,

ya varsa benim de payım?

eyvah!

işte o zaman yanarım..


fitne katilden beter..

bakışı fitne olanlar

her yerden biter,

sinsi sinsi yüzüme bakar,

içimdeki şeytana akar,

ya gözümü çevirir ondan,

ya uzaklaşırım bakışından..


üç kuruşluk menfaattir;

insanın insana ettiği,

yok aslında;

kimsenin kimseye yettiği..


hangi dünyalıyla dalsam sohbete

karın tokluğuna and içer,

bol yalanlı sözlerle günü dün eder.

yaşamaktadır kendisinin olmayan her anı,

bırakmıyor insanda güzel bir anı,

ne çok oyalandım der 

ve çeker gidersem

kendimi bahtiyar hissederim

özüme dönersem..


özüm benden yana mı?

onu bilemedim işte,

içime bakıp da 

kendimi göremedim

mesnetsiz hiç bir yönelişte..


şükür ki namaz var;

sırlarımı paylaştığım,

yalvarıp yakardığım;

sensin Rabbim..

içimi benden iyi bilen,

her anımı sicil defterime kaydeden,

beni bana bırakma diye sığındığım,

yoktan yaratan, 

yaşamı elinde tutan,

bana benden daha merhametli,

yardan ve anadan daha şefkatli

bağışlaması bol,

türlü türlü nimetleri veren,

izzet ve şerefin asıl sahibi,

her şeyi işiten ve gören 

Rabbimle buluştuğum,

kendimi bulduğum,

gönlümün hakka baktığı,

gözümün önüme aktığı,

istikametimi düzelten,

beni benden alıp O'na yönelten,

iyi ki niyaz var,

çok şükür namaz var..


Peyami Bayram

22 Kasım 2021

Arnavutköy, İstanbul









RAMAZAN 1447 CÜZ 30

OTUZUNCU CÜZ   Hicri 1447 yılında Ramazan ayı 29 günde hitama erdiği için bu son günde iki cüz birden okuduk ve Kur’an-ı Kerim’in kalbi ve...