02 Ocak 2017

ŞEHİD VE ŞEHİDLİK NEDİR?, Erkan Erdoğan

ŞEHİD VE ŞEHİDLİK NEDİR?

Kurani kavramların içi boşaltılıp rivayet kültürü ile dolunca şehid kavramıda anlam kaymasına uğramıştır.
Şehid şahid olan demek olup, çok ileri derecede bilgi sahibi olan demektir.
Kuranda geçen ifade ile Allah ile ilgili en yüksek derecede bilgi sahibi olan demektir.
Şehid hayatını canını imanına inancına şahid kılandır.
İlmiyle amel eden insanlara da şehid denir.
Kurana göre şehidlikle ölmek arasında bir ilişki yoktur bilinenin aksine şehidlikle hayatta olmak arasında organik bir bağ vardır.
Şehid olmak için Allah yolunda öldürülmekten ziyade Allah yolunda yaşamak vardır.
Allah yolunda ölmek ve öldürülmekle ilgili bir çok ayetin şehidlerle alakalı olduğu ileri sürülsede ,sözü geçen ayetlerin şehidlikle alakası yoktur.
‘’Allah yolunda öldürülenlere "ölüler" demeyin. Hayır, onlar diridirler. Fakat siz sezemezsiniz.’’(bakara suresi 154.ayet)
‘’Eğer Allah yolunda öldürülür veya ölürseniz, Allah'ın bağışlaması ve rahmeti, (sizin için) onların topladıkları (dünyalıkları)ndan daha hayırlıdır.’’(ali imran suresi 157.ayet)
‘’Allah yolunda öldürülenleri sakın ölüler sanma. Bilakis onlar diridirler, Rab'leri katında rızıklanmaktadırlar.’’(ali imran suresi 169.ayet)
‘’Allah'ın lütfundan verdiği nimetle sevinçlidirler. Arkalarından kendilerine ulaşamayan kimselere de hiç bir korku olmayacağını ve üzülmeyeceklerini müjdelemek isterler.’’(ali imran suresi 170.ayet)
Şehidlik ölüme endekslenince,
Allah tan değilde rivayet kültüründen öğrenince ortaya içi sulanmış ve kokuşmuş bir şehidlik olayı çıkmaktadır.
Doğum yaparken ölen şehid,hastalıktan ölen şehid,suda boğulan şehid,yanarak ölen şehid…..
Freni patlayan kamyon misali giden şehidlik açıklamalarına , devrim şehidi,moda şehidi,örgüt şehidi,sendika şehidi,patates şehidi….. gibi saçmalıklar eklenerek uzarda uzar.
Şehidleri şehid yapan ölmeleri yada öldürülmeleri değil ,Allah yolunda olmaları ve hayatlarını inançlarına şahid kılarak yaşamalarıdır.
Şehidlik kuranda övülmüştür,
‘’Kim Allah'a ve Peygambere itaat ederse işte onlar, Allah'ın kendilerine nimet verdiği peygamberlerle, sıddıklarla, şehidlerle, iyilerle birliktedir. Bunlar ne güzel arkadaştır!’’(nisa suresi 69.ayet)
Nitekim İsa, onlarda inkârı sezince, dedi ki: "Allah için bana yardım edecekler kimdir?" Havariler: "Allah'ın yardımcıları biziz; biz Allah'a inandık, bizim gerçekten müslümanlar olduğumuza şahid ol" dediler. (ali imran suresi 52. Ayet)
"Rabbimiz, biz indirdiğine inandık ve elçiye uyduk. Böylece bizi şahidlerle beraber yaz."(ali imran suresi 53.ayet)
Rablerine olan halis inancın hayata aktarılması ve takvada yarışarak Allah’a kulluk biliciyle yaşayan ve hayatını imanına şahid tutan herkes Allah’ın izni ile övülmüş olan şehid makamına ulaşmıştır.
Bir yanılgıyı daha düzelterek konuya ışık tutalım, yiğit ve gerçek bir Müslüman olarak bildiğimiz hamza için şehidlerin efendisi denir. İnanıyoruz ki hamza Allah’a olan inancını hayatına şahid kıldı ve şehidlerden oldu.
Ama bir paye verilecekse şehidlerin büyüğü olarak peygamberimizi söyleyebiliriz. Peygamberimizin şehidliğini bizzat Allah belirlemiştir.
‘’İşte böylece sizin dengeli bir ümmet olmanızı istedik ki, insanlığa örnek ve model olasınız ve Rasul de size örnek ve model olsun. Elçi'ye uyanların arasından topukları üzerinde geri dönenleri seçip ayırmak için, senin daha önce yöneldiğin yönü kıble olarak tayin ettik. Hiç şüphesiz bu olay Allah'ın yol gösterdikleri hariç, herkes için çok zor bir sınavdı; Allah sizin imanda ısrarınızı kesinlikle zayi etmeyecektir: Elbette Allah insanlara karşı sınırsız bir şefkat, sonsuz bir merhamet sahibidir.’’(bakara suresi 143.ayet)
‘’Ve Allah uğrunda üstün çaba sarf ederek gereği gibi mücadele edin: O (mesajını hayata taşımak için) sizi seçti; ve O din konusunda sizi zora koşmadı. (Sizden tek istediği) atanız İbrahim'in inanç sistemine (tabi olmanız). O sizleri bundan önce de bu vahyin (gelişinden) sonra da müslüman olarak isimlendirdi ki, elçi sizin için iyi bir model ve tanık olsun, siz de insanlık için iyi bir model ve tanıklar olasınız. Şu halde, artık namazı hakkını vererek kılın ve zekatı içten gelerek verin; bir de Allah'a sımsıkı bağlanın: O'dur sizin tek efendiniz; O ne güzel koruyup kurtarıcı, ve O ne güzel yardımcıdır!’’ (hac suresi 78.ayet)
Yukarıda ayetlerde gördüğümüz üzere resul yaşayanlara örnek model olarak bizzat Allah tarafından belirlenmiş . resul hayatına inancını şahid kılarak şehidlerden olmuş ve bütün insanlığa örnek gösterilmiştir.
Anlaşılıyor ki şehidlik ölüm şekli ile değil yaşam şekli ile alakalı. Bu yüzden yok şu sebepten öldürüldü yok bu sebepten öldürüldü acaba şehid midir gibi tartışmalarında aslında anlamsızlığı ortaya çıkmaktadır.
Herşeyin doğrusunu bilen Allah’tır.
ERKAN ERDOĞAN

30 Aralık 2016

Giden zaman

"Bütün uyuyanları uyandırmaya bir uyanık yeter."


Çok sıkıntılı, kasvetli, hüzünlü, korku, endişe, keder ve acılarla dolu bir yılı geride bıraktık. 


Herkes için barış, adalet ve esenlik dolu bir yıl dilemekle beraber pasif iyinin aktif kötüye destek verdiğinin bilinciyle 2017 yılında ümitsizliğe ve yılgınlığa kapılmaksızın aktif iyilerden olacağım ve bu uğurda elimden geleni de esirgemeyeceğim inşallah. 


2017 yılının ilk gününde ASR Suresi bende şu çağrışımı yaptı. 


Tanıklık edin

şu göz göre göre

hızla akıp giden zamana!


Kesinlikle ziyanda olmayan yok.


Ancak;

gerçekten iman edenler

ile

imanının gereği 

insanlığa yararlı işler yapanlardan başka,

ve

bir de;

insanlık onuru ve sözün namusu için

birbirlerine Hakk'ı söyleyen

ve insani değerleri yaşatmak için direnenler İle birbirlerine bunu tavsiye edenler dışında...


Peyami Bayram

01/01/2017

İstanbul 


29 Aralık 2016

Gizli ajandası, hedef ve ülküsü olan örgüt(lenme)ler

Gizli ajandası, hedef ve ülküsü olan her türlü ideolojik/dini örgüt(lenme)ler, istihbarat örgütlerinin kuklası/maşası/piyonudur.
Kim(ler) belli bir ideoloji/din referansı ile yerel ya da uluslararası düzene karşı bir yapılanmaya girişirlerse ya başında ya da sonunda ya bilmeden/farketmeden kendilerinden daha büyük olan yapılanmaların kontrolü altına girerler ya da onlarla bilerek ve isteyerek menfaat birlikteliğine giderler. Şayet kendinden büyük güç(kurum/yapı/örgüt)lerle çatışma halinde ise o nispette güçlenmesi ve/veya farklı güçlerle birlikte olması gerekir.


23 Aralık 2016

BİMER'e yaptığım başvuru No: 1600666517 

Diyanet İşleri Başkanlığımız ülkemizin en önemli birleştirici kurumlarından birisi ve halkımız için de ana referans kaynak olmak durumundadır.
Bu konumunun gereği olarak halkımızı irşad etme vazifesini camilerimiz ve camilerdeki görevliler aracılığı ile yaptığı gibi internet ortamında da bihakkın ifa etmek durumundadır. Ülkemizin ve dünyanın içinde bulunduğu dijital bir çağ yaşanmakta ve insanlar soru ve sorunlarını bu dijital ortamda paylaşmakta veya bilgi ve çözümler aramaktadır. DİB'nın web sitesinde daha önceden soru-cevap bölümü bulunmaktaydı. Burada eskiden sorulmuş soruları ve verilmiş cevapları bulmak mümkündü. Eğer sorunuz bu indekste bulunmazsa yeni bir soru sorabilmekteydiniz. Ben de buradan bazı sorularıma cevaplar aramış, soru sormuş ve cevaplar almıştım. Son olarak 2015 yılı Temmuz ve Ağustos aylarında sorduğum iki soruya cevap aldım. Ne zamandan beri olduğunu tam bilemesem de uzunca bir zamandan beri ne eski sorulara(kendi sorum dahil) ulaşmak mümkün olabiliyor ne de yeni bir soru sormak. Sadece sıkça sorulanlarla ilgili hazırlanmış bir bölüm var, orada da sadece hac, kurban, oruç ve zekat konuları var.
Ülkemizde onlarca dini grup ve yapılanma, yüzlerce hatta binlerce din/islam ile ilgili yorum yapan, fetva veren, kalem oynatan web sitesi veya sosyal medya hesabı varken ve bu tür yapılanmaların bir kısmının nasıl ayartılarak nerelere kanalize edildikleri bugün daha da belirginleşmekte ve bunu herkes görüyor. 
Ülkemizin dünyada sürmekte olan asitmetrik bir savaşın ana hedefi olduğu Cumhurbaşkanımız ve MGK tarafından ısrarla ve altı çizilerek dile getirilmektedir. Bu asimetrik savaşın din/inançlar ve yol/mezhepler üzerinden de yürütüldüğü ayan beyan ortadadır. FETÖ ve IŞİD gibi örgütler esas olarak müslüman alt kimliği üzerine sapkın fikirlerini sözde "İslam" ve dini esaslara göre inşa etmektelerdir. Biz müslümanlar, Türkiye Cumhuriyeti ve bölge ülkeleri için esas tehlike de işte buradadır.
Böylesine ciddi ve büyük bir saldırı altında olan biz müslümanların ve özellikle de Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının sahih olan bilgileri doğrudan elde edebileceği en güvenilir kaynak DİB olmalıdır.
Bu hem günlük hayatın içinde camilerimiz ve Kuran kurslarımızla ameli ve fiili olacağı gibi dijital ortamda ve sosyal medyada da olmak durumundadır kanaatimce.
Bu bağlamda DİB web sitesinde soru-cevap kısmının tekrar aktif hale getirilmesinin uygun olacağı kanaatindeyim.
Ayrıca sosyal medyada da bir şekilde varlık gösterilmesi gerektiği kanaatindeyim ancak yol ve yöntemi konusunda çok iyi düşünülmesi gerekir. Bunun da saygıdeğer DİB'mız kıymetli Mehmet GÖRMEZ Beyefendi ve ekibi tarafından elbette dikkate alınacağından eminim.
Saygılarımla,

Peyami BAYRAM
23/12/2016

Hayat bir nefestir..

Hayat bir nefestir; aldığın kadar.
Hayat bir kafestir; kaldığın kadar.
Hayat bir hevestir; daldığın kadar.

23.12.2016

15 Aralık 2016

Vatan Sağolsun III (dünyanın gözdesi İstanbul)













Vatan Sağolsun III
(dünyanın gözdesi İstanbul)

Kasvetli bir şehirdi 
çocukluğumun Ankara'sı,
kışın kömür karası
is kokan havası
kışın çamurlu,
yazın tozlu yolları,
hipodromda resmi geçit
askerin sert adımları
yine de diyemem bahtımın karası
ne güzel günlerdi 
çocukluğumun hatırası,

başkent olsa da Ankara;
hep gözdeydi,
hep öndeydi İstanbul
kısmetini bekleyen iffetli bir kız gibi
alımlı olsa da bir o kadar sade ve temiz
duygu dolu bir şehirdi şairlere ilham veren..
film mekanları İstanbul'dur,
tarih İstanbul'dan fışkırır.
zengin oğlan İstanbulludur
fakir kız Anadolu'dan
gurbetçilerin menzil-i maksududur
yurdun dört bir yanından kopup gelene
taşı toprağı altın hep İstanbuldur..

bütün yolların kesiştiği,
doğunun batıdaki nihai noktası
batının doğuya giriş kapısı,
içinden deniz akan
yeşili erguvan kokan
martıların kanatlarında uçtuğum
İstanbul'um..
dünyanın gözü O'nda
O'nun gözü dünyada,
yurdun bütün çocuklarına
kucak açmış bir ana..
gümrah bir nehir
besler bütün yurdu.
İstanbul'um
seni kimler vurdu?
biliriz yöresinde kahpelik bulunur 
bu hep böyledir Bizans'tan beridir
ne ölür bu şehir
ne de geri döner yolundan
kim çıksa karşısına savurur
düşmanı biliriz de
dost bilinenler sinsice vurur
biliriz bitmez bu savaş
ne hainler tükenir
ne de annelerin, 
yetimlerin gözünde yaş..
dinleyin
ey nadanlar!
zalimin beslemeleri!
silahların efendisi!
küffarın ta kendisi!
"Korkma!" diye başlayan
İstiklal Marşı'nı yazan bir millettir bu
korkmaz evvel Allah 
ölümü korkutan yiğitler
yer yarılsa, gök patlasa 
yıkılmaz imandır kalesi
her haneden dua dua yükselen al bayrağın sesi
kefensiz yatanlar namusudur toprağın.
bak diriltiyor 
ölüm saçan taarruzlarınız bizi
hakikatte kimmiş gösteriyor kader tek tek 
kapısının önünde beklediklerimizi.

ayranla bulgur ziyafettir bize 
şehitlik ve gazilik ünvandır bizde
korkmadık yüzyıl önce
korkmayız binyıl sonra
bilmekteyiz gözünüz var İstanbul'da
bilin ki bizim de sözümüz var İstanbul'a
ne modern ordularınız yenebildi
ne de sahte mehdileriniz
yenilmeyiz!
buradayız, 
bekleriz..
gelsin  yine örgütlerin
ya da bilmem ne bela uşakların
ya şehidin oğlu ya da babasıdır en önde
"vatan sağolsun" der gider yine
senin o çok korktuğun ölüme...

Peyami Bayram
14/12/2016, İstanbul









02 Aralık 2016

“Kitabı okuyup durduğunuz halde kendinizi unutur da başkalarına mı iyiliği emredersiniz? Düşünmez misiniz?”


“Kitabı okuyup durduğunuz halde kendinizi unutur da başkalarına mı iyiliği emredersiniz? Düşünmez misiniz?” (Bakara- 44) 

konuşuyoruz doludizgin ardımıza bakmadan,
ne bıraktık geride umursamadan,
bitmeyecek bir yol gibi yürüdükçe düşünmeden
önümüze ne çıkar ileride bilmeden..

sigortasız çalışan işçilerin yırtık pabuçları,
göçmenlerin dilenci çocukları
yalaka bir iktidar yosmasının şen kahkahalarına kurban gider..
umutsuz işsizlerin banka hacizleri çocuklarının süt parasına uzanırken
patronların cilalı ayakkabıları Ankara koridorlarında gıcırdar..
öğle namazını müteakip cenazesi kılınan şehidin
bayrağa sarılı tabutundan süzülen bir annenin gözyaşları 
hangi generalin apoletindeki yıldızları ıslatır?
ya da hangi bakanın makam aracında ısınır şehidin boynu bükük yetimi?

okullara her gün yeni bir şeyler öğrenmek için koşmayı çoktan bıraktı
çoktan seçmeli bir hayata adapte etmeye çalıştığımız yeni nesil..
hazreti internetin kutsal bilgi kaynağı  
herkes için her konuda daima hazır ve nazır,
kime lazım ki büyüklerin bilgi ve tecrübesi?

nasılsa herkes akşam televizyonun karşısına geçip 
alıyor kanalizasyondan payına düşen günlük dozunu..
boş verin siz yangında ölen küçük çocukları
yeryüzünde onlar kadar masum ne kaldı?
hepimizin keyfi yerinde,
her yanımız ateş çemberi içinde 
bizde cümbüş bir başka şenlikli.
haydi aldatmayalım birbirimizi;
ne birimiz ötekinden daha fedakar, 
ne de beriki daha diğerkam.
hangi eğriyi düzeltmek için nasır tuttu ellerimiz?
ne zaman göz yaşlarımız suladı umut bahçelerini 
merhamet selleriyle?
bir felaket varsa 
o da masum çocukların biteviye tüketilen istikbaldeki sevinçleridir.

utanmadan unutacaksak
bari unutmadan utansak
ya da ebediyen unutulsak bir kuytuda...

Peyami Bayram
02/12/2016
İstanbul




RAMAZAN 1447 CÜZ 30

OTUZUNCU CÜZ   Hicri 1447 yılında Ramazan ayı 29 günde hitama erdiği için bu son günde iki cüz birden okuduk ve Kur’an-ı Kerim’in kalbi ve...