11 Ocak 2024

KAYITTAYIZ

Sanal ortamda dijital verilerinizi shift+delete ile  silseniz dahi tamamen kaybolmadığını bilenler bilir. 

Gerçek hayatta yaptıklarımız da iyi veya kötü ne varsa bütün detayları ile kayıt altına alınmıştır ve alınmaktadır. 
Bu kayıtlardan istemediklerinizi tamamen silmeniz ancak o kayıtları muhafaza edenin merhametine bağlıdır. 

O her şeyi bilen, her şeyden haberdar olan Allah aynı zamanda çok merhametli ve affetmeyi seven bir otorite sahibidir.
Ancak hepimiz bedenen ölümlü bir hayata sahibiz.
İçimizde sakladıklarımız dahil yaptığımız her şey bir gün bütün detayları ile ortaya dökülecektir. 
Wkileaks belgelerinden bin beter. 
Bütün şahitlikleri ile beraber, hem iyilikler hem de kötülükler.
Kim ister içinin dışına çıkmasını, gizliliklerin ayan beyan olmasını?

Bir düşünsek
Bu beden giysisinden sıyrılınca geriye sadece yapıp ettiklerimiz kalacak.
Bıraktığımız izler bizi yaşatacak ya da kahredecek.

Öteki hayat, ahiret veya öbür dünya denilen ölümden sonraki hayatın başka türlü olacağını mı sanıyorsunuz?
İnanmazsanız dilediğinizi yapın.
Tutan kim ki sizi kendi özünüzden başka?

Peyami Bayram
16/12/2016

ALGORİTMA VE HAREZMİ



Algoritma sözcüğü, Özbekistan'ın Harezm, bugünkü Türkmenistan'ın Hive kentinde doğmuş olan Ebu Abdullah Muhammed İbn Musa el Harezmi'den gelir. Bu alim 9. yüzyılda cebir alanındaki algoritmik çalışmalarını kitaba dökerek matematiğe çok büyük bir katkı sağlamıştır. "Hisab el-cebir ve el-mukabala (حساب الجبر و المقابلة)" kitabı dünyanın ilk cebir kitabı ve aynı zamanda ilk algoritma koleksiyonunu oluşturur. Latince çevirisi Avrupa'da çok ilgi görür. Alimin ismini telaffuz edemeyen Avrupalılar "algorizm" sözcüğünü "Arap sayıları kullanarak aritmetik problemler çözme kuralları" manasında kullanırlar. Bu sözcük daha sonra "algoritma"ya dönüşür ve genel kapsamda kullanılır.

Kimdir mü'min?

Ufak bir menfaat görüp yönünü haktan kırmayan,

Nefsini harama yaklaştırmayan,

Elini pis işlere bulaştırmayan,

Dilini yalana alıştırmayan,

Aklını kiraya verip zihnini donuklaştırmayan,

Yakınlarını kendinden uzaklaştırmayan,

Tebessümü yüzünden eksiltmeyen,

Düz görünüp eğri gitmeyen,

Yüze gülüp arkadan söz etmeyen,

Ölçüde, tartıda hile bilmeyen,

Haddini bilip de hudut çiğnemeyen,

Zalime karşı durup mazlumu ezdirmeyen,

Muhtaç olsa bile en yakınına sezdirmeyen,

Sağ elinin verdiğini sol eline bildirmeyen,

Çalışmayı ilke edinip tembellik etmeyen,

Allah'tan başkasına kulluk edip önünde eğilmeyen,

Kusurlarından dönüp tövbe etmekten çekinmeyen,

Şükründe samimi olup, nimete nankörlük etmeyen,

İhtiyaçtan fazlasına tamah edip aşırılığa gitmeyen,

Bildikleriyle amel edip, bilmediklerinde ısrar etmeyen,

Kendisine yapılmasını istemediğini başkasına reva görmeyen,

Yoksulu, yetimi, yolda kalmışı hor görmeyen,

Mal, makam ve çoklukla öğünmeyen,

Komşusundan habersiz olmayan,

Olduğu gibi görünüp görünmediği gibi olmayan,

Az bilip çok konuşmayan,

Çok konuşup sözüne yalan, yanlış karıştırmayan,

Allah'tan başkasına ilahlık yakıştırmayan,

Cömert olup cimrilerle hesap kırıştırmayan,

Sade yaşayıp gösterişe dalıp israf yarıştırmayan,

Zalime karşı mertlikten çekinmeyen,

Hak yoluna baş koyup geri çekilmeyen,

Mutlak hesabın dünyada değil ahirette olduğunu bilen,

Tek başına kalsa da "Allah yar" diyen..


Peyami Bayram

11 Ocak 2024

Arnavutköy, İstanbul










gidenin ardından

yürüdüğün yollarda iz bırakmadan,

ayağında toz bırakmadan..

kokunu unutturup,

gittin buralardan..

sarılmadan,

ağlamadan, sızlanmadan

gittin buralardan..


bilmiyorum,

huzurun var mı

gittiğin yerde?

bıraktığına pişman mısın

ardındakileri?

yoksa, 

yoksa sen de bilmeden mi gittin

vardığın yere..


Peyami Bayram

11 Ocak 2024

Arnavutköy, İstanbul


20 Aralık 2023

Yine eğitim

Bu eğitim sistemi, pardon sistemsizliği ile ne ekonomi düzelir ne de sosyal hayat.
Acilen mesleki eğitime yönelmeli. 
4+4 veya 4+4+4 gibi saçmalıklarla ve imam hatip sayısı artırmak gibi sadra şifa olmayan projelerle çok vakit kaybettik. 
Paki, Afgan neyse Çinli dolacak yakında ülkemiz.

Irkçı değilim, farklılıklarla bir arada yaşamanın bir zenginlik olduğunu da çok iyi bilirim. 

Bahsettiğim durum bundan çok farklı.

Berberinden beyaz eşya servisine, sanayideki tornacıdan çiftçisine, kunduracısından inşaat işçisine kadar bütün sektörlerde çırak veya ara eleman bulunamıyor. Bu gidişle bazı meslekler ya yok olacak veya o bazılarının beğenmediği göçmenlerin eline geçecek tamamen. 

Aman çocuğum okusun. Diploması da olsun. Hatta yüksek lisans da yapsın diyerek arabasını, arsasını satan anne babalar da “oğlum/kızım işsiz” “kadro bekliyorlar” “mülakatlarda torpilin yoksa şansın yok” diye boş lakırdılarla yakınsın dursunlar. 

Ha, bu arada her ilimize üniversite açtık ya. Çok büyük iş başardık bravo ülkemizin yöneticilerine.
YÖK YÖK sakın kızmayalım ilçelerde de yeterli miktarda ne işe yaradığı belli olmayan meslek yüksek okullarımız da var. Halkımız istedi devletimiz götürdü hizmeti. Ne güzel değil mi?

Bir de o çok havalı sözde vakıf aslında ticari olan özel üniversiteler var. Mezun olan çocuklar bir iş sahibi olabiliyor mu bilinmez ama o okulların sahipleri iyi para kazanıyor ki sürekli her apartmana bir üniversite tabelası asılıyor. Neyse, bu da ekonomiye bir katkı zahir. Bakın öğrenci sayısı artınca işsizlik rakamları azalıyor, o okullara ödenen paralar, okullarda istihdam edilen hoca ve diğer personel, öğrenci yurtları, evleri, servis araçları, kafeler, kırtasiyeler vs vs. Ya sonra?

Sonrasını yukarıda ilk başta yazdım. 

Herkes kendi ailesini ve çocuğunu kurtarmaya baksın. Benden söylemesi. 

Herkese sağlıklı ve neşeli hafta sonları. 

Peyami Bayram
9 Aralık 2023
Arnavutköy, İstanbul

Eğitimin sistemi/sistemsizliği

Ne 4+4, ne de 4+4+4, mesele eğitim sistemimizin çocuklarımızı gerçek hayata hazırlamada çok ama çok yetersiz kalmasıdır. 

Adeta eğitim kasıtlı olarak ihmal ediliyor veya bu şekilde nesiller heba edilmek isteniyor. 

Benim önerim;

1. Her dersin bir hocası olmalı ve öğrenci o derste yeterli seviyeye gelinceye kadar, yani hocadan icazet/yeterlilik alıncaya kadar o derse devam etmelidir. Yani sınıf geçme, yıl tamamlama değil alınan derslerde başarılı olmak esasına göre bir sistem kurulmalıdır. Bir talebenin aynı anda kaç ders alabileceği talebenin isteği/talebi, kapasitesi ve imkanlar nispetinde hocaları, uzmanlar ve ailenin ortak kararı ile belirlenmelidir. 

2. Kesinlikle her öğrenci istidadına uygun alanda eğitim almalıdır. Yani herkese aynı sürede aynı dozda ve aynı usulde eğitim verilmemelidir. Ve her eğitim mutlaka uygulamalı yapılmalıdır. 

3. Başarı ölçümü alınan eğitimin bilfiil uygulanması ile yani hayata intibakı esas olmak üzere tespit edilmelidir. 

4. Herkes her işi yapmayacağına/yapamayacağına göre her talebe de her şeyi bilmek, öğrenmek mecburiyetinde tutulmamalıdır. Balıklar uçmaya, kuşlar da yüzmeye zorlanmamalıdır. 

Aslında böyle sadeleştirilmesi ve güncel hayata adapte edilmesi durumunda eğitim daha verimli olacağı gibi çok da zevkli hale gelebilir. Dolayısıyla;

- eğitim için verilen emek boşa gitmez, 

- eğiten, eğitilen ve ebeveynler azami tatmine ulaşır,

- işgücü piyasasında dengeler yerine oturur, her sektöre uygun evsafta ve yeterli sayıda eleman yetişir, emekte ücret adaleti de sağlanır,

- işsizlik asgari düzeye düşer, belki hiç işsizlik olmaz,

- tarım, hayvancılık, inşaat, sanayi, maden, hizmet sektörü ve daha pek çok alanda üretim artar.

Bunlar benim acizane gözlemlerim. Onca uzman ve bilim insanları ne derler bilmem ama ben çocuklarımız için kafamı çok yoruyorum ve maalesef gördüklerim bana gelecek adına pek az ümit veriyor. Eğitim diye çok fazla kaynak(enerji, işgücü, malzeme ve en önemlisi zaman)israf ediliyor. 

Bu konuda düşüncesi olanlar yorum yaparsa sevinirim.

Herkese selamlar ve saygılar.

Peyami Bayram

7 Aralık 2023

Arnavutköy, İstanbul 

Yağmur


Gökte toplanan sular
Bakar üstümüzden bize 

Ağlar halimize 

İner damla damla

Süzülür için için

Yeryüzünü sular

Türlü nimetler için..


Alem bir insan

İnsan bir alem

Öyle alelâde değil

İnsan olunca bir Âdem

Dökülen yapraklar gibidir 

Gözlerden akan yaşlar 

Vuslatın zirvesidir

Kaynağı kalpteki pınarlar..


Yağmur yüklü bulutlar

Sanki içindedir hisli yüreklerin

Kim bilir ne söyler

Ne diler

Semaya açılan eller

Hangi kirinden arındırır

İblisi kıskandırır 

Göz pınarından akan seller..


Peyami Bayram

20 Aralık 2023

Arnavutköy, İstanbul 


RAMAZAN 1447 CÜZ 30

OTUZUNCU CÜZ   Hicri 1447 yılında Ramazan ayı 29 günde hitama erdiği için bu son günde iki cüz birden okuduk ve Kur’an-ı Kerim’in kalbi ve...