23 Ekim 2014

İnsan,
gönlünün gördüğünü istemez;
gözünün gördüğüne aldanır.
Göz görmekten yorulmaz,
gönül bir kararda durmazsa dünya çekilmez olur.


18/10/2014

her şey kayıtta

hiç yaşanmamış gibi
olacak sanıyorsan
yanılıyorsun
herşey
en küçük detayına kadar
kayıtta
çok eğleniyorsun burada
lakin
ölüm var sonunda
sakın unutma


20/10/2014

Şahit

bırak kendini aydınlığa,
ışığın aşığın olsun..
kapat gözlerini
rüyalarına,
yaşayanlar
şahit olsun.
bir yetimin başını
okşayan el
senin elin olsun..


Peyami Bayram
20/10/2014
İstanbul

Rüya

Rüya

Bu bir rüya;
birazdan uyanacaksın.
Hiç bitmesin 
istiyorsun;
çoğunlukla gülüyor,
bazen ağlıyorsun.
Hep dert yanıyorsun.
Ne bıkıyor,
Ne de usanıyorsun.
Bu bir rüya;
birazdan uyanacaksın.
Kim varsa
civarında;
dağılıp gidecek
uyandığında.
Oysa
biliyorsun bunu da;
rüyada
kazansan
ne fayda!
Hepsi bir oyun.
Bu bir rüya;
birazdan uyanacaksın.
Kim isterse
uyandırmak
sakın
nefsine kapılma;
tekrar uykuya dalma.
Bir gözün rüya
görse de
bir ayağın
hazır olsun
kıyama!

Peyami Bayram
21/10/2014
İstanbul

10 Ekim 2014

BAYRAMLAR BAYRAM OLA

Âlem-i İslâm'a rahmet su gibi
Aksın, BAYRAM OLSUN BAYRAMLARINIZ. 
Evleriniz cennet kokusu gibi
Koksun, BAYRAM OLSUN BAYRAMLARINIZ.
Zindan, “medrese”dir; gam, yayla size
Farkı yok bin yılın bir ayla size
Melekler yukardan gıptayla size
Baksın, BAYRAM OLSUN BAYRAMLARINIZ.
Uygur, Kazak, Kırgız, Azerî’nizden
Gitmesin gardaşlık nazarınızdan
Zalimler, zulmünü üzerinizden
Çeksin, BAYRAM OLSUN BAYRAMLARINIZ.
Süleyman esir de, Simon neden hür?
Hiç durma dünyanın yüzüne tükür..
Müslümanın sesi münafıktan gür
Çıksın, BAYRAM OLSUN BAYRAMLARINIZ.
Serilsin gönüller döşek misali
Patlasın sevgiler fişek misali
Hakikat, durmadan, şimşek misali
Çaksın, BAYRAM OLSUN BAYRAMLARINIZ.
Haksızlık almasın Hak’kın yerini
Aşsın boyunuzdan aşkın derini
Kimi gözyaşını, kimi terini
Döksün, BAYRAM OLSUN BAYRAMLARINIZ.
Kök bir, dallar ayrı ki, İslâm bir gül
Afganistan bir gül, Türkistan bir gül
Vahdet bahçesine her insan bir gül
Diksin, BAYRAM OLSUN BAYRAMLARINIZ.
Mağdurlar, mazlumlar ersin felaha
Vuslata varanlar varsın bir daha
İrfan tohumunu gece, sabaha
Eksin, BAYRAM OLSUN BAYRAMLARINIZ.
Kandır zalimlerin zulüm çiçeği
Öldürür cehalet, ölüm çiçeği
Gençler yakasına ilim çiçeği
Taksın, BAYRAM OLSUN BAYRAMLARINIZ.
Şehide toprağın hürmet-i aşkı
Anadan fazladır şefkat-i aşkı
Rab’bim yüreklere ülfeti, aşkı
Soksun, BAYRAM OLSUN BAYRAMLARINIZ.
Hazreti Resul’ün nurlu katına
Gitmek isteyenler binsin atına
Küfrün saltanatı yerin altına
Çöksün, BAYRAM OLSUN BAYRAMLARINIZ.
Ne makam, ne para olamaz ölçek...
“Kurtuluş İslâm’da” vallahi gerçek
Bu mübarek sevda bizleri tek tek
Yaksın, BAYRAM OLSUN BAYRAMLARINIZ.
Abdurrahim Karakoç.

12 Ağustos 2014

DAVET, TERCİH VE SEÇİM

   Beş ay içinde biri yerel seçim diğeri de cumhurbaşkanlığı seçimi olmak üzere iki seçim yaptık. Seçmenler 30 Mart'ta yapılan yerel seçimlerde aday ve parti bolluğunun yanında 10 Ağustos'ta yapılan cumhurbaşkanlığı seçiminde sadece üç aday arasından seçim yaptı. Demokrasi ve özgür iradenin gereği her iki seçimde de bazı seçmenler sandığa gitmemek suretiyle hiç bir adayı tercih etmediler. Yerel seçimlerde %90 civarında olan katılım cumhurbaşkanlığı seçiminde %70 civarında gerçekleşti. Sonuçta çoğunluğun seçimleri ile bütün ülkenin yönetimi şekillenmiş oldu. Demokratik yönetim sisteminin gereği böylece yerine getirilmiş oldu. 

   Demokrasi kültüründe insanlar özgür iradeleri ile aday olur veya adayları desteklerler ya da mevcut siyasi parti ve/veya adaylardan hiçbirini benimsemedikleri için tercihlerini oy vermemek şeklinde kullanabilirler. Temel insan haklarından olan inanç, fikir ve vicdan özgürlüğü de bunu gerektirir. Hiç kimse cinsiyeti, ırkı, dini, yaş grubu, coğrafi bölgesi, ana dili gibi tabii ve fıtri özelliklerinden dolayı ayrımcılığa tabi tutulamayacağı, kınanamayacağı ve yargılanamayacağı gibi siyasi, dini, felsefi ve benzeri görüşleri nedeniyle de ayrımcılığa tabi tutulamaz, kınanamaz ve yargılanamaz. Bu bağlamda insanlar kendi inanç, fikir veya siyasi görüşlerini açıklayabilirler ve diğer insanlara kendi görüşlerinin doğruluğunu ve geçerliliğini anlatmaya çalışabilirler. Karşıt görüş veya inanışta olanlar da elbette ona karşı kendi görüş veya inanışlarını söyleyebilirler. Bu tarz bir ilişki oldukça medeni/çağdaş ve insani bir davranış biçimidir. Bu ilişki biçimi ne kadar yukarıda kısaca özetlediğim gibi gerçekleşirse o toplumun yapısı o kadar güçlenir ve geleceği de o oranda sağlam temellere oturtulmuş olur.

   Aksi halde karşıt görüşlü birey ve gruplar arasında çatışmacı, şiddet eğilimli veya en hafifinden ötekileştirici ve ayrımcı bir ilişki biçimi ise topluma zarar verir. Bu çeşit bir ilişki bireylerin ve toplumun sağlıklı gelişimine engel olduğu gibi maddi ve manevi yönden de hastalıklı bir bünyeye sebep olur.

   Son beş ay içinde yaşadığımız seçim süreçlerine baktığımda, yukarıdan aşağıya; seçimlerin öncesinde karşılıklı olarak hakaret, aşağılama, yalan ve iftira ile birbirinin yolunu kesme çabaları, seçim sonucunda ise yine aynı tavırla birbirlerine sataşmalarına şahit olduk.

   Hiç kimse masum değil!

   Evet hiç birimiz masum değiliz!

   Bir gruba veya şahsa yönelik kin ve nefretimiz bizi adaletten ayırmamalı.

   Kardeş, akraba, dost ve arkadaşlarımız ile ilişkilerimizde siyasi, dini, felsefi ve benzeri görüşler nedeniyle en ufak bir çatışmayı ve şiddete varacak en küçük bir hareketi aklımızın ucundan dahi geçirmemeliyiz. Tartışma ve münazara sınırlarını aşmadan fikirlerimizi açıkça beyan edebilmeliyiz. Unutmayalım ki bir konuda bilgi ve fikir sahibi olmayanlar hakaret ve çatışmayı yol edinirler.

   Affetmek için karşımızdakini beklemeyelim.

   Biz Türkiye topraklarında yaşayan her renkten ve her desenden insanımızla bir ve beraber barış içinde olursak her şeyi başarabilecek potansiyele sahibiz. İstiklal Marşı'ndaki gibi; "hangi çılgın sana zincir vuracakmış şaşarım".

   Birbirimize sevgiyle yaklaşıp anlamaya çalışırak(empati) çok şey üretebileceğimizi düşünüyorum.

   Her şeyin başında "söz" vardır bunu unutmayalım.

  Yunus Emre'nin dediği gibi;

Sözü bilen kişinin, 
Yüzünü ak ede bir söz 
Sözü pişirip diyenin, 
İşini sağ ede bir söz 

Söz ola kese savaşı, 
Söz ola kestire başı 
Söz ola ağulu aşı, 
Yağ ile bal ede bir söz 

Kişi bile söz demini, 
Demeye sözün kemini 
Bu cihan cehennemini, 
Sekiz cennet ede bir söz 

Yunus şimdi söz yatından, 
Söyle sözü gayetinden 
Pek sakın o şah katından, 
Seni ırak ede bir söz

   Sevgili kardeşlerim, büyüklerim, arkadaşlarım, gelin hep birlikte sözün güzeline uyalım, sevelim, sevinelim, sevilelim, sevgi ile yaklaşalım her işe. İnanın bu dünyada kötülük ve nefret hiç kazanmadı ve kazanmayacak!

Gelin biz tercihimizi sevgiden, kardeşlikten ve iyilikten yana yapalım.

Emin olun bu seçimde kaybeden olmaz!
BİR GÜNDE BİR HAYATIN ÖZETİ


09/08/2014

Son yirmi dört saat içinde insanlık halinin üç önemli ve temel olayını doğum, evlilik ve ölümü bir arada yaşadım. 

Önce Paris'te yaşayan sevgili yeğenim Volkan'ın bir kızının olduğu haberi sevinçle geldi gece saatlerinde. 

Sabah saatlerinde çok sevgili can dostum, güzel insan Mustafa Ateş'in oğlunun düğününe katılmak üzere coşkuyla hazırlık yaptık yola koyulduk. 

Yoldayken bu kez çok sevdiğim, daima fedakar, vefalı dost, yiğit insan, samimi müslüman Hişam Sadunoğlu kardeşimin İzmir'de vefat ettiği haberini teessürle aldım.

Çok farklı duyguları bu kısacık sürede yaşamak duygu dünyamı çok etkiledi. Hislerimi tam olarak ifade etmem çok zor aslında. Acı, sevinç, gurur, coşku, öyle birbirine girdi ki anlatamam. Fakat ölümün acıtıcı tarafının hepsini bastırdığını mutlaka söylemeliyim.

İşte hayat hep böyledir aslında; fakat bazı zamanlarda birbirinden çok farklı duyguları bu kadar kısa bir süre içinde yaşamak da varmış.
Buna da şükür.

Dünyaya gelen yavrumuza;
Hoş geldin, hayatın sağlık ve mutluluk dolu geçsin, dünya sınavın kolay, yolun ve zihnin açık olsun, ebeveynine de hayırlı bir evlat olması için dua ediyorum.

Taptaze bir aile kuran evlatlarımıza;
Yeni Adem ile Havva olduklarının bilincinde olarak cenneti yüreklerinde taşımalarını ve ebedi mutluluğu birlikte yaşamalarını dilerim.

Dünya denilen bu geçici yurttaki takdir edilen ömür süresini tamamlayıp bizi mütessir bırakıp ebedi aleme giden çok kıymetli kardeşim, candan insan Hişam Sadunoğlu'nu imanına ve güzel ameline şahit olarak Rabbul alemin olan yüce Allah'a emanet ediyorum. O'nun sonsuz rahmet ve mağfiretinin kardeşimin üzerinde olacağına gönülden inanıyorum. Kederli eşine ve sevgili evlatlarına da Allah'tan sabır ve tevekkül vermesini niyaz ediyorum.

Rahman Rahim Allah'ın Adıyla

Asr/Çağ şahid olsun:
Elbet insanoğlu tarifsiz bir kayıptadır;
ancak, Allah'a inanıp güvenenler, erdemli ve sorumlu davrananlar;
yani birbirlerine hakkı ve sabrı tavsiye edenler bundan müstesnadır.
Asr Suresi(103/1-3)



RAMAZAN 1447 CÜZ 30

OTUZUNCU CÜZ   Hicri 1447 yılında Ramazan ayı 29 günde hitama erdiği için bu son günde iki cüz birden okuduk ve Kur’an-ı Kerim’in kalbi ve...