30 Ocak 2015

kendinizi ziyan etmeyin

duyduk, duymadık demeyin;
kendinizi ziyan etmeyin.

yolda diken var deyip
kenara çekilmeyin.
hesap hassastır;
diken acıtırsa 
birinin canını 
senden sebeptir, 
akıtırsa kanını.

cenazede çok ağlama, 
bayramda çok gülme.
senin çehren olsun 
daima gülümseme. 
yolculuk
nereye olursa olsun
cebinde hesabın 
daim hazır olsun.

sakın toklara 
ikramı bol yapma,
sonra dönüp açlara 
acıyan gözle bakma.
ekmeğini bölüş komşunla,
aşına ortak et düşkünü,
bir yetim giydir,
bir mazlumu sevindir.

kendini ziyan etme;
zalime meyletme!

sevgiden yana;
nefretten uzak.
barıştan yana;
savaştan uzak. 

ölüm bizden yana;
korku bizden uzak.

kendini ziyan etme;
ha bugün, ha yarın deme!
unutma,
üşenme,
vaz geçme,
erteleme...!



16 Ocak 2015

Kendim ve ben

Kendimle yakınlaşmak 
isterim bazen,
hatta biraz içli dışlı olmak.

Ne de olsa eski dostuz.
Hani yediğimiz içtiğimiz de 
ayrı gitmiyor doğrusu.

Birbirimizden 
gizlimiz, saklımız da yok.
Her yola birlikte gitmişiz,
her haltı birlikte yemişiz;
ne bir eksik,
ne bir fazla.
İstemesek de 
biriz biz.
Birbirimizi
çok iyi biliriz.

İçimdeki ben
sanki ayrılır kendimden.
Ve o kıymetli ten
yok olacak bir gün
ben çıkınca içinden.

Kendim 
ve ben;
biz çok eski dostuz.
Ne kadar yakın olsak
mesafe kapanmaz,
bana kendimden
dost olmaz!

Peyami Bayram
10/01/2015, İstanbul






14 Ocak 2015

I have no cannons that roar!
"Benim gürleyen silahlarım yok."

Paris'te veya New York'ta veya Londra'da veya bilmem hangi zenginlikleriyle azmış sömürgeci şehirlerde güven içinde yaşamak onların en doğal hakkı.
Ya ötekiler, yani biz...

Bosna Hersek Dışişleri Bakanı Dr.Irfan Ljubijankić 28 Mayıs 1995'te helikopterle Bihac'dan Hırvatistan'ın başkenti Zagreb'e giderken Sırplar tarafından roketli saldırı sonucu yanındaki 8 kişi ile birlikte öldürülmüşlerdi.
Onlar Avrupa'nın ortasında soykırıma uğramış bir halkın çocukları olarak onların uğradıkları hiç bir zulüm dünyanın zengin sömürgeci güçleri tarafından önemsenmemiştir.
İşte Dr.Irfan Ljubijankić'e aşağıdaki satırları yazdıran bu duygu ve düşüncelerdir. O'nun vefatının ardından Bosnalı ünlü müzisyen Dino Merlin bu çok anlamlı ve duygu dolu dizeleri müzik diliyle anlatmış.

I have no cannons that roar (Benim gürleyen silahlarım yok)

By Dr.Irfan Ljubijankić

I have no cannons that roar 
But I have faith in God and love
And I'll surrender you to no one else
My mother, Bosnia, my love

Those hated tanks that crush
Cannot break the power of my Una
Nor the sun's gleaming waterfall drops
I'll defend you with my last breath

I'll defend this bit of happiness
A flame in my heart, and the tears of my son
The mercy of God, and the door of my house
Like a light at the end of my journey

And your warm eyes
And the dear lights of Bihaca
Burn in my heart tonight 
In death victory comes
Don't look for my grave
Freedom will come
When I'm gone I'll be everywhere: 

In a warm breeze from the Una
In the rippling and trickling river
In the smile of the child
In the blue sky of Bihaca

You will know how to find me
For everyone else I'm just a secret
And when you smell those sweet fragrance of flowers
It's the perfume of my soul

And your warm eyes
and the dear lights of Bihaca
Burn in my heart tonight 
In death victory comes
Don't look for my grave
Freedom will come
When I'm gone I'll be everywhere

I have no cannons that roar 
But I have faith in God and love
And I'll surrender you to no one else
My mother, Bosnia, my love

09 Ocak 2015

binemediğim trenler

hep hayıflandım;
bende olsaydım diye..
nereye gitti binenler?
kim bilir;
memnun mu inenler?

kim ne derse desin,
benim içimde
bir ukde kaldı
binemediğim trenler..

kiminin bileti yoktur,
kiminin keyfi ,
kimi bilmez yolun
nasıldır seyri.

cebimde 
birinci mevki bileti,
geri indim
terk edip treni;
tüm yolcular 
yabancı diye.
sormadan
bu tren nereye..

Peyami Bayram
09/01/2015






06 Ocak 2015

Kim kime yakın?


Kim kime yakın?

Böyledir insanoğlu, yokluktan da gelse;
varlığa sahip olmak nefsini azdırır, 
geçmişini unutturur,
feryatlara sağır,
gerçeklere kör eder.
Kısacası insanı insanlıktan çıkarır. 
Hepsine de kendince makul mazereti vardır. 
Sorsanız halinden bin dert yanar. 
Çok dinleseniz yüreğiniz dayanmaz sadaka verirsiniz.

Her şey onun için olmalı, 
ona göre olmalı 
ve tabii ki hepsi onun olmalıdır. 
Bunları elde etmek için de her yol ona mübahtır.
Ondan daha mühim bir şey yoktur bu dünyada nitekim. 

Kendini birinci önceliğe alan zalim,
başkası en yakını da olsa onu yedeğe koyar daima. 
Yedeğe sıra gelmesi için ya kendisi yorulacak, 
ya arta kalan kırıntı, çer-çöp temizlenecek, 
ya da vicdan aklama zamanlarında kendini avutmak için ufak bir yardımda bulunacak. 
Sonra da yine kendini yüceltmek için bunun reklamını yapacak. 
Ne de olsa zat-ı alileri yüce bir lütufta bulundu ya! 

Onun etrafında kırıntı toplayıcı, çanak yalayıcı çoktur.
Keyif verirler birbirlerine.
Hiç sevmezler hakikati söyleyip diz çökmeyeni.
Görmezden gelirler önce,
nasihat ederler sonra,
tehdit gelir ardından,
sonra sürgün
ve ölüm.

Bilmezler mi,
bir gün onlar da ölecek.
Hem varlıklı azgınlar,
hem onların peşindekiler.

Birbirlerinden kaçacakları gün pek yakın değil mi?

Peyami Bayram
06/01/2015


Seni sustuğunda daha çok dinleyen biri varsa sana en yakın olan hakiki dost O'dur.

04/01/2015


02 Ocak 2015


Çocuk*

Henüz taptaze;
öylesine saf..
içindeki masumiyet
ay ışığı gibi yüzünde,
dilinde anne sözü
içli ve sıcacık.

Gülüşü cennet, kokusu miskü amberdir.
Minicik elleri
hiç kirlenmemiş,
yanağından süzülen gözyaşında
diliyle ifade edemedikleri gizlidir.
Bakışlarındaki merak
öğrenmenin arayışlarıdır.
Yalan olmaz sözünde,
çünkü aldatmak yok özünde.
Aldatılırsa çok kırılır,
umutları yıkılır.
Kim bağrını açsa koşar,
gerçek sevgiyi yürekten anlar.
Kalbinde ne kin olur ne nefret,
yeter ki sen ona samimi ol,
ondaki hazineyi keşfet.
Yapmacık değil ondaki hiç bir şey,
oyun da olsa sahici bilip hisset.
Ne olsa her şey bugündür
ve bügünde kalır.
Yarına sevgiden başka bir şey aktarmaz.
İçindekini asla yarına saklamaz.
Para, makam, şöhret yoktur lügatında,
en değerlisi güler yüzdür onun katında.
Ne verirsen onu alır,
yoktur onda açgözlülük ve ihtiras,
kanaat ve hoşnutluktur huyunun esası.
Bütün çocuklar bu yüzden çok sevimlidir.
Kusur bilmez, sevgidir temel gıdası.
İnsan bilmeli bu mübareklerin kıymetini,
büyüklerden ziyade öpmeli çocukların ellerini.
*Hepsinde ayrı ayrı doyumsuz hisler yaşadığım sevgili oğullarım başta olmak üzere yeryüzündeki tüm çocuklara...
Peyami Bayram
31/12/2014
Bakü
Bitmeyen yıl 2014
Bu satırları yer kabuğundan yaklaşık onbin metre yükseklikte uçarken yazıyorum.
Şimdiye kadar defalarca uçmuş olmama ve hatta kıtalar arası uzun uçuşlarım da olmasına karşın ilk defa gökyüzünde tarihin akışına farklı bir tanıklığım oluyor.
Bakü'den hareket ettiğimizde 2014 yılının bitmesine ve 2015'e sadece 15 dakika kalmıştı. Havalandıktan kısa bir süre sonra henüz Azerbaycan hava sahasında iken 2015 yılına girdik.
Yolculuğumuz doğudan batıya doğru seyrettiği, yani dünyanın dönüş istikametinin aksine olduğu için yaklaşık bir saat sonra Türkiye hava sahasına girdiğimiz şu dakikalarda saat farkından dolayı saat ayarı 2 saat geriye gidince tekrar 2014 yılına döndük. Böylece bir saat kadar sonra Türkiye saati ile tekrar 2015 yılına gireceğiz. Sonuçta 2014 yılını biraz uzatmayla bir süre daha yaşamış olduk. Böylelikle bize de 2014 yılını iki kez uğurlamak ve 2015 yılına iki kez hoşgeldin demek kısmet oldu. Ömür süremizden giden elbette yolculuğun süresinden farklı değil. Ne diyelim, bu gecikmeden dolayı THY'na bir teşekkür mü etmeli? 
Bu arada zamanın mekansal matriksi beni bir paradoksa düşürmedi diyemem. Albert Einstein'ın zaman hakkındaki teoremini hatırlatan küçük bir tecrübe yaşamak da varmış hayatta...
İnşallah hayırlısıyla İstanbul'a salimen ineriz.
Herkese sağlık, mutluluk ve esenlik dolu nice yıllar dilerim.
Peyami Bayram
31/12/2014
01/01/2015
Bakü-İstanbul yolunda

RAMAZAN 1447 CÜZ 30

OTUZUNCU CÜZ   Hicri 1447 yılında Ramazan ayı 29 günde hitama erdiği için bu son günde iki cüz birden okuduk ve Kur’an-ı Kerim’in kalbi ve...