25 Ekim 2025

AKILLA İLGİLİ

 

Bernard Shaw:  

"Akıllı adam aklını kullanır. 

Daha akıllı adam başkalarının da aklını kullanır" 

diyor.

Şimdi bu durumda;

Akıllı mı olmalı?

Aklını mı kullandırmalı?

Ya da akılsız mı olmalı?

Hangisi daha doğrudur?

Bence herkes 

kendi konumuna ve şartlarına göre 

aklını kullanmalı

ve mutlaka 

başkalarının aklından da

istifade etmeli.

Ne demişler:

Akıl akıldan üstündür.

Bu üstünlük göreceli ve kategoriktir.

Dolayısıyla akıllı insan

başkasının aklına her zaman ihtiyaç duyar.

Başkalarının aklını kendi akıl süzgeci

ve katkısı ile kullanmak üstün bir başarı getirir.

Salt başkalarının aklıyla yaşamaksa

kişinin özgünlüğünü ve özgürlüğünü yok eder.

Akılsız insan yoktur.

Aklını kullan(a)mayan insan vardır.

Onlara aklını kullanmayı öğretmek de 

akıllı insanların vazifesi olmalı.

Çünkü akıllı insanın

herkesin aklına ihtiyacı vardır.


24 Ekim 2014

19 Ekim 2025

Boşa vakit harcamak mı?

 Kıymetli arkadaşlar,


Sosyal medya ile ilgili şimdiye kadar bir çok eleştiride bulunmuştum.

Eleştiri yaparken kendimi de hiçbir zaman dışarıda tutmadım.

Yaklaşık üç aydır sosyal medyayı daha az takip ediyorum. Bunun bana çok şey kazandırdığını sizlere haber vermek istedim.


İngilizce, Rusça ve Arapça dillerine çalışıyorum.

İngilizce biliyordum fakat bilmenin sınırı olmadığı malum.

Arapça sadece okuyabiliyor, çok az kelime biliyordum.

Rusça'ya ise sıfırdan başladım.


Bu süre zarfında her üç dilde toplam iki bine yakın kelime öğrendim.

Şimdi İngilizcem daha iyi, Arapça'yı ve Rusça'yı temel düzeye getirdim.


55 yaşındayım, öğrenmenin yaşı yok. Hatta uzmanlara göre bu yaşta yeni bilgiler öğrenmek akıl ve beden sağlığı için de çok faydalıymış. Herkese tavsiye ederim. Özellikle gençlere.. 


Bizim gençliğimizde bu imkanlar yoktu. Lisedeyken İngiltere'den parayla pen friend kulübünden arkadaş bulup mektuplaşmıştım. Şimdi herşey cebimizde.

Vaktinizi boşa geçirmeyin, hiç olmazsa bir dil öğrenin.

Daha yapacak çok şeyler de var, ben şimdilik bunu tavsiye ederim.


Haydi gençler ve genç kalanlar..


Peyami Bayram 

19 Ekim 2021

İstanbul

03 Ekim 2025

Zaruret, İhtiyaç, Tahsiniyyat ve İsraf

İnsanız ve elbette noksanız.

Hayata tutunmak ve hayatta kalmak için  karşılanması gereken zaruri olan ihtiyaçlarımız vardır. 

Bunlar ZARURETTİR.

Zaruretin dışında insanın gereksinim hissettiği ve telâfi etmediği sürece sıkıntıya düşeceği ve bazı işlerini gereği gibi yapamayacağı eksiklikleri de vardır.

Bunlar İHTİYAÇTIR.

Bunların dışında bir de hayatı güzelleştirmeyi hedefleyen ve insanı mükemmeli aramaya teşvik eden zaruret ve ihtiyaç düzeyine çıkmamış gereksinim duyabileceği şeyler vardır.

Bunlar TAHSİNİYYATTIR.

Yukarıda sayılanlardan daha fazlası her ne gerekçeyle olursa olsun insana fazlalıktır, lükstür.

Bunlar da İSRAFTIR.

“...Yiyiniz, içiniz, fakat israf etmeyiniz; çünkü Allah israf edenleri sevmez.” (A’râf, 7/31)

Günümüzde insanlar lüks yaşantıya özeniyor/özendiriliyor. Bu tuzağa düşen/düşmeye razı zavallı insanlar gelirinden çok harcama yapıyor. Bunun için bankalara borçlanıyor. Bir kısmı da maalesef kumar ve fuhuş gibi kötü yollardan bu açığı kapatmanın yolunu arıyor. Yani gereksiz şeyler için battıkça batıyor.  

İktisadi yaşam insanı madden ve manen mutlu eder.

İsrafın önüne geçilmezse insanı insanlıktan ve doğru yoldan çıkarır.

İsrafın zıddı ise cimriliktir.

Abbas (r.a)'dan rivayet edildiğine göre Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v) şöyle buyurmuştur: "Yanı başındaki komşusu açken tok olarak geceleyen kişi (olgun) mü'min değildir." Bu hadis bizlere hangi dinden, hangi ırktan olursa olsun komşumuza yardım etmenin bir insanlık görevi olduğunu anlatıyor. Bu ahlakta olan bir insanın lüks tüketime yönelmesi, cimrilik etmesi ve israf etmesi düşünülemez. 

İnsanın aklını kullanarak iktisatlı yaşaması ve ahlaklı bir duruş sergileyerek daima empati yapması dünyada ve ahirette onu mutlu edecek yegane yoldur.


Peyami Bayram

3 Ekim 2025

Arnavutköy, İstanbul



RAMAZAN 1447 CÜZ 30

OTUZUNCU CÜZ   Hicri 1447 yılında Ramazan ayı 29 günde hitama erdiği için bu son günde iki cüz birden okuduk ve Kur’an-ı Kerim’in kalbi ve...